7101 sayılı Kanun Kapsamında İcra İflas ve Konkordato Hukukundaki Yenilikler

Yazar: M. Serhat SARISÖZEN
Ürün Kodu: İİ280
Stok Durumu: Stokta var
35,00 TL

Adet

 
   0 yorum  |  Yorum Yap
Kitap Künyesi
Yazar M. Serhat SARISÖZEN
Baskı Tarihi 2018/05
Baskı Sayısı 1
Boyut 16x24 cm (Standart Kitap Boyu)
Cilt Karton kapak

İİ280
7101 sayılı Kanun Kapsamında İcra İflas ve Konkordato Hukukundaki Yenilikler
Doç. Dr. M. Serhat SARISÖZEN
2018/05 Baskı, 152 Sayfa
ISBN 978-605-05-0299-2

7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, 15.3.2018’te yürürlüğe girmiş olup, bu Kanun, gerek iflasın ertelenmesini kaldırarak konkordato konusunda yaptığı değişiklikler, gerek İcra ve İflas Kanunu’na getirdiği diğer yenilikler, gerekse Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Milletlerarası Tahkim Kanunu, Tebligat Kanunu, Posta Hizmetleri Kanunu gibi kanunlarda yaptığı değişiklikler ile hukuk sistemimize önemli yenilikler getirmiştir.

Bu çalışmayla 7101 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklere daha yakından bakmak istenmiş; bu değişiklikler irdelenerek, hukuk sistemimize hangi yeniliklerin girdiği ve nelerin değiştiği ilgili maddelerin gruplanması suretiyle incelenmiştir. Esasında başta makale olarak hazırlanması planlanan bu çalışma, sayfa sayısının makale boyutlarını aşması ve özellikle uygulamacılardan gelen talep doğrultusunda bu kitaba dönüştürülmüştür. Çalışmamızda her biri ayrı bir tez konusu teşkil edecek, konkordatoya ilişkin her bir başlık hakkında detaylı açıklamalar yapmaktan kaçınılarak yapılan değişikliklerin ana hatlarıyla açıklanması hedeflenmiştir. (önsöz'den)


Kitabın Bölüm Başlıkları

  • Konkordato Hükümleri Dışında İcra ve İflas Kanunu'nda Yapılan Değişiklikler
  • Konkordato ile İlgili Yapılan Değişiklikler
  • Diğer Kanunlarda Yapılan ve Konkordato Hükümleri Dışındaki Değişiklikler

İÇİNDEKİLER

ÖNSÖZ 7

İÇİNDEKİLER 9

KISALTMALAR 13

KAYNAKÇA 15

GİRİŞ 21


BİRİNCİ BÖLÜM

KONKORDATO HÜKÜMLERİ DIŞINDA İCRA VE İFLAS KANUNU’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

§ 1- BÜTÜNLÜK ARZ EDEN MALLARIN BİRLİKTE SATIŞI 27

§  2- İFLAS İDARESİNCE DERHAL SATIŞ VE TEMİNAT TEDBİRLERİ 33

§  3- AYNINDAN KAYNAKLANAN VERGİ ALACAĞININ SIRASI 34

§  4- ALACAKLILAR SIRA CETVELİNİN MÜDDET VE ŞEKLİ 35

§  5- TASFİYENİN ŞEKLİNE KARAR VERİLMESİNE İLİŞKİN SÜRE 36

§  6- İFLAS İDARESİNİN VAZİFE VE MES’ULİYETİ 37


İKİNCİ BÖLÜM

KONKORDATO İLE İLGİLİ YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

§ 7- İFLAS ERTELEMENİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILIŞI 39

§ 8- KONKORDATO TALEBİ VE KONKORDATO TALEBİNE EKLENECEK BELGELER 45

A) GENEL OLARAK 45

B) KONKORDATO TALEBİ 46

C) KONKORDATO TALEBİNE EKLENECEK BELGELER 50

§ 9- GEÇİCİ MÜHLET 54

§ 10- KESİN MÜHLET 60

A) GENEL OLARAK KESİN MÜHLET, KONKORDATO KOMİSERİ VE ALACAKLILAR KURULU 60

B) KESİN MÜHLETİN BORÇLUNUN MALİ DURUMUNUN DÜZELTİLMESİ SEBEBİYLE KALDIRILMASI 63

C) KESİN MÜHLET İÇİNDE KONKORDATO TALEBİNİN REDDİ VE İFLASIN AÇILMASI 64

D) KESİN MÜHLET KARARINA KARŞI KANUN YOLLARI 65

E) KESİN MÜHLETİN SONUÇLARI 67

a) KESİN MÜHLETİN ALACAKLILAR BAKIMINDAN  SONUÇLARI 67

b) KESİN MÜHLETİN REHİNLİ ALACAKLILAR  BAKIMINDAN SONUÇLARI 70

c) KESİN MÜHLETİN SÖZLEŞMELER BAKIMINDAN  SONUÇLARI 70

d) KESİN MÜHLETİN BORÇLU BAKIMINDAN  SONUÇLARI 72

§ 11- DEFTER TUTULMASI VE REHİNLİ MALLARIN KIYMET TAKDİRİ 74

§ 12- KONKORDATODA DAVET 75

A) ALACAKLILARI ALACAKLARINI BİLDİRMEYE DAVET 75

B) ALACAKLAR HAKKINDA BORÇLUNUN 

BEYANA DAVETİ 76

C) ALACAKLILAR TOPLANTISINA DAVET 76

§ 13- ALACAKLILAR TOPLANTISI VE PROJENİN KABULÜ İÇİN GEREKLİ ÇOĞUNLUK 77

§ 14- BORÇTAN BİRLİKTE SORUMLU OLANLARA İLİŞKİN HAKLAR 79

§ 15- KONKORDATONUN MAHKEMEDE İNCELENMESİ VE TASDİKİ 81

A) KONKORDATONUN MAHKEMEDE İNCELENMESİ 81

B) KONKORDATONUN TASDİKİ ŞARTLARI 82

C) KONKORDATONUN TASDİKİ KARARI, KAPSAMI VE İLANI 86

D) KONKORDATONUN TASDİK EDİLMEMESİ VE BORÇLUNUN İFLASI 87

E) KANUN YOLLARI 88

§ 16- REHİNLİ MALLARIN MUHAFAZA VE SATIŞI İLE FİNANSAL KİRALAMA KONUSU MALLARIN İADESİNİN ERTELENMESİ 89

§ 17 - ÇEKİŞMELİ ALACAKLAR HAKKINDA DAVA 91

§ 18 - KONKORDATONUN HÜKÜMLERİ 92

§ 19- KONKORDATO HARİCİNDE YAPILAN VAATLER VE KONKORDATONUN FESHİ 94

A) KONKORDATO HARİCİNDE YAPILAN VAATLER 94

B) KONKORDATONUN KISMEN FESHİ 94

C) KONKORDATONUN TAMAMEN FESHİ 95

§ 20- KONKORDATODA HARÇ, VERGİ İSTİSNALARI VE TEŞVİK BELGELERİ 96

§ 21- REHİNLİ ALACAKLILARLA MÜZAKERE VE BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI 97

§ 22- İFLASTAN SONRA (İFLAS İÇİ) KONKORDATOYA İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER 101

§ 23- MALVARLIĞININ TERKİ SURETİYLE KONKORDATOYA İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER 103

§ 24- HÜKÜMLERİN ZAMAN BAKIMINDAN UYGULANMASI 104


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

DİĞER KANUNLARDA YAPILAN VE KONKORDATO HÜKÜMLERİ DIŞINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER

§ 25- BASİT YARGILAMA USULÜNE İLİŞKİN OLARAK  HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU VE TİCARET KANUNU’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 107

§ 26- TAHKİM YARGILAMASINA İLİŞKİN HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU VE MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 108

A) HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU AÇISINDAN 108

B) MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU BAKIMINDAN 112

§ 27- TEBLİGAT KANUNU’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 114

A) ELEKTRONİK TEBLİGATIN KAPSAMI 114

B) ELEKTRONİK TEBLİGAT ADRESİNİN  OLUŞTURULMASI 116

C) ELEKTRONİK TEBLİGAT ADRESLERİNİN VERİLMESİ 117

§ 28- POSTA HİZMETLERİ KANUNU’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 117

SONUÇ 121

EK: 7101 Sayılı Kanun 125


GİRİŞ

“Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı”, 15.3.2018 Tarihli ve 30361 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak “İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ismini alarak 7101 Kanun numarasıyla yasalaşmıştır.

Kanun’un “Genel Gerekçesi”nde de yapılan değişikliklerin amacı şu şekilde vurgulanmıştır: “Bir ülkede yatırım ortamının iyileştirilmesi, yargı sisteminin kalitesi, hızı ve sözleşmelerin icrası konusundaki gücüyle yakından ilişkilidir. Ekonomi ve hukuk alanları birbiriyle yakın ilişki içinde olup bu ilişki aynı zamanda bir ülkenin yatırım ortamının iyi olup olmadığı hakkında fikir vermesi bakımından önemlidir. Etkin bir hukuk sistemi, yatırım ortamının iyileştirilebilmesi için olmazsa olmaz bir şart olarak karşımıza çıkmaktadır”. Gerekçeden de anlaşılacağı gibi, değişikliğin başlıca amacı yatırım ortamının iyileştirilerek ülkemizin yabancı sermaye tarafından daha çok tercih edilir bir ülke haline getirilmesidir. Kanun koyucu bu kapsamda hukuki uyuşmazlıkların daha çabuk çözülmesi konusunda başta İcra ve İflas Kanunu olmak üzere kanunlarda birtakım değişiklikler getirmiştir.

Türkiye'de yatırım ortamının iyileştirilmesi için oluşturulan Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Koordinasyon Kurulu (YOİKK) uzun süreli çalışmalar yapmıştır. YOİKK çalışmaları, çeşitli bakanlıklar tarafından yürütülen teknik komiteler eliyle ve her yıl iş dünyasının talepleri doğrultusunda güncellenen eylemlerle yapılmıştır. Bu komitelerden olan ve 16/1/2012 tarihli ve 2012/2 sayılı Bakanlar Kurulu Prensip Kararı ile oluşturulan Yatırım Ortamı Mevzuatı ve Hukuksal Süreçler Teknik Komitesi Adalet Bakanlığı başkanlığında çalışmalarını sürdürmüş, YOİKK Platformu, Ülkemizdeki 2016-2017 dönemindeki çalışmalarını; uluslararası raporlarda, Ülkemizin yatırım yapılabilme görünümünün iyileştirilmesi için yapılması gereken çalışmaları eylem planı olarak gündemine almıştır[2]. Bütün bu çalışmalar sonucunda “Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı” hazırlanmış, bu Tasarı, birkaç ufak değişiklikle yasalaşmıştır.

7101 sayılı Kanun’un başlıca önemi kendisini, konkordato konusunda yaptığı değişikliklerde göstermiştir. Nitekim Kanun’da yer alan en önemli değişiklik, bünyesinde pek çok sorunu barındıran iflas erteleme kurumunun yürürlükten kaldırılması ve konkordato kurumunun etkin bir yapıya kavuşturulmasıdır. İcra ve İflas hukukumuza, 2003 yılında giren iflasın ertelenmesi kurumu hakkında çok sayıda monografik çalışma ve makale yazılmış[3], sayısız uygulama örneği ve çok sayıda Yargıtay içtihadı oluşmuştur. Konuluş amacını gerçekleştiremeyen iflas erteleme kurumu, 15 Temmuz 2016 tarihinde kabul edilen 6728 sayılı Kanunla revize edilse de iflas erteleme kurumu hakkında yapılan eleştirilerin önüne geçilememiştir. İflas erteleme kurumu zaman içinde deyim yerindeyse, kötüniyetli borçlunun, alacaklıya karşı kullandığı bir koruma kalkanı gibi işlev görmüş, işletmenin iyileştirilmesinden ziyade çoğunlukla iflas etmek üzere olan borçluya zaman kazandırmıştır. İflasın ertelenmesi kurumunda alacaklıların herhangi bir şekilde söz sahibi olmaması, sürecin borçlu ve mahkeme arasında yürütülmesi ve yaşanan yargılama sorunları birlikte değerlendirildiğinde bu kurumun tamamıyla yürürlükten kaldırılması ve bunun yerine alacaklılar ile borçlunun bir müzakere sonrasında anlaşmaları ve bu anlaşmanın mahkemece tasdiki esasına dayanan konkordato kurumunun daha etkin ve aktif bir şekilde kullanılması ticari ve sosyal hayat bakımından bir ihtiyaç olarak görülmüştür[4]. Tanrıver’in, “üzerine ölü toprağı serpilmiş kurum[5]” diye adlandırdığı konkordatonun üzerindeki bu ölü toprağı, yapılan yasal değişiklikle kaldırılmak; deyim yerindeyse bu ölü kurum yeniden diriltilmek istenmiştir.

İflas erteleme kurumunun yürürlükten kaldırılıp, konkordatonun revize edilmesi dışında, İcra ve İflas Kanunu açısından bütünlük arz eden malların birlikte satışı, iflas idaresince derhal satış, aynından kaynaklanan vergi alacağının sırası, tasfiyenin şekline karar verilmesine ilişkin süre, iflas hukukunda teminat tedbirleri, iflas idaresinin görev ve sorumlulukları, sıra cetvelinin müddet ve şekli yeniden düzenlenmiştir. 

7101 sayılı Kanun’la İcra ve İflas Kanunu dışında, Türk Ticaret Kanunu, Kooperatifler Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Milletlerarası Tahkim Kanunu, Tebligat Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun, Posta Hizmetleri Kanunu’nun bazı hükümlerinde değişiklik yapılmıştır. Bu değişikliklerin bir kısmı iflas erteleme kurumunun kaldırılmasından kaynaklanan mevzuat uyumuna dönük değişiklikler, bir kısmı ise iflas erteleme ve konkordato ile bağlantısı olmayan yeni düzenlemelerdir.

7101 sayılı Kanun, konkordatoda yaptığı değişikliklerden sonraki ikinci önemli düzenlemesini Tebligat Kanunu’nda yaptığı değişiklikte göstermiştir. Günümüzde uzun yargılamaların en önemli sebebi olarak tebligat sürecinin uzaması gösterilmekte olup, yargılama sürecinin kısaltılması ve adil yargılama hakkının temini açısından tebligat sürelerinin kısaltılması önemlidir[6]. Tebligat, kişilerin Anayasa ve temel kanunlarla güvence altına alınan adil yargılanma, iddia ve savunmada bulunma, idari işlem ve eylemlerden haberdar olma ve gerektiğinde bunlara karşı kanun yoluna başvurma haklarının korunması bakımından önemli olup, uzun yargılama süreci, yatırımcının yatırım yapacağı ülke tercihlerini de etkilemektedir[7]. 7101 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle yargılama süreçlerinin kısaltılması ve yatırımcıların ülkemizi tercih etmesi yolunda bir adımın daha atılmış olacağı ifade edilmiştir[8]. Bu kapsamda elektronik tebligat zorunluluğunun kapsamı genişletilerek tüm kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, köyler, şirketler, kooperatifler, dernekler, vakıflar, sendikalar, meslek birlikleri, KİT’ler, sermayesinin çoğu kamuya ait şirketler, avukatlar, noterler, bilirkişiler, arabulucular ve kurumların hukuk müşavirleri hakkındaki tebligatlar zorunlu olarak elektronik ortamda yapılacaktır[9].

Bu çalışmanın birinci bölümünde, konkordato hükümleri dışında İcra ve İflas Kanunu’nda yapılan değişiklikler, ikinci bölümde, konkordatoya ilişkin yapılan değişiklikler üçüncü bölümde ise diğer kanunlarda yapılan değişiklikler incelenecektir. Çalışmamız genel değerlendirmelerin yapılacağı sonuç bölümüyle tamamlanacaktır.



[1]      “Çabukluk”, basitlik ve yargılamanın ucuz yürütülmesi ile birlikte medeni usul hukukuna hakim olan ilkelerden “usul ekonomisi ilkesi”nin unsurlarındandır. Rüzgaresen tarafından, “Yargılamanın, makul giderle ve makul süre içinde kalite standartlarına uygun bir hizmetle ve düzenli bir biçimde yürütülmesi” olarak tanımlanan (Rüzgaresen Cumhur, Medeni Muhakeme Hukukunda Usul Ekonomisi İlkesi, Ankara 2013, s. 27) usul ekonomisi ilkesi, boş yere dava açılmasını, yargılama sırasında gereksiz işlemlerin yapılmasını ve zor yöntemlerin seçilmesini önlemeye hizmet eder (Hanağası Emel, Davada Menfaat Ankara 2009, s. 31); Gerçek, etkin bir hukuki koruma ve adil yargılama, yargılamanın özellikleri çerçevesinde mümkün olduğunca, en basit, en çabuk ve en ucuz olandır (Kuru Baki/ Arslan Ramazan/ Yılmaz Ejder, Medeni Usul Hukuku, B.24, Ankara 2013, s. 341; Erdönmez Güray, Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, B.15, İstanbul 2017, s. 887; Özekes Muhammet, Medeni Usul Hukukunda Hukuki Dinlenilme Hakkı, Ankara 2003, s. 75; Karaaslan Varol, Medeni Usul Hukukunda Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi, Ankara 2013, s. 83; Kurt Konca Nesibe, Medeni Usul Hukukunda Aleniyet İlkesi, Ankara 2009, s. 109.

[2]      7101 sayılı Kanun’un Genel Gerekçesi’ne bakınız

[3]      Bkz. Muşul Timuçin, İflasın Ertelenmesi, B.2, İstanbul 2010; Pekcanıtez Hakan, İflasın Ertelenmesi, Makaleler II, İstanbul 2016; Pekcanıtez Hakan, İflasın Ertelenmesi Kurumuna Eleştirisel Bir Bakış, Makaleler II, İstanbul 2016. Atalay Oğuz, Borca Batıklık ve İflasın Ertelenmesi, B.2, İzmir, 1996; Deliduman Seyithan, İflasın Ertelenmesinin Etkileri, İstanbul 2008; Öztek Selçuk, İflasın Ertelenmesi, İstanbul 2007; Öztek Selçuk, İflasın Ertelenmesi, TBB Bankacılar Dergisi, S.59, Y.2006; Öztek Selçuk, İflasın Ertelenmesi Yargılaması Çerçevesinde İleri Sürülen İhtiyati Tedbir Taleplerine İlişkin Bazı Sorun ve Düşünceler, Haluk Konuralp Anısına Armağan, C.2, Ankara 2009; Özekes Muhammet, İflasın Ertelenmesi, Medeni Usul ve İcra-İflas Hukukçuları Toplantısı, Eskişehir 1-2 Ekim 2004; Ermenek İbrahim, İflasın Ertelenmesi, Ankara 2010; Toraman Barış, İcra ve İflas Kanununa Göre Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerde İflasın Ertelenmesi Talebi, Ankara 2007; Yıldırım Kamil, 4949 sayılı Kanunun Getirdiği Değişikliklerle İcra İflas Kanunu’nda Yer Alan İptal Davalarına ve İflasın Ertelenmesine İlişkin Yeni Hükümler, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, İstanbul 2005, C.I, S.2; Özbek Mustafa, Yapı Sözleşmesinde Yüklenicinin İflasının Ertelenmesiyle Ortaya Çıkan Sorunlar ve Çözüm Önerileri, MİHDER, Y.2008/1, S.9; Arslan Ramazan, İflasın Ertelenmesi Uygulamaları, Bankacılar Dergisi, S.67, Y.2008; Kılıçoğlu Evren, İflasın Ertelenmesinin Konkordato ve Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırma Kurumlarıyla Karşılaştırılması, Prof.Dr. Yavuz Alangoya İçin Armağan, İstanbul 2007; Gülin Güralp Ayşe, İflasın Ertelenmesinde Kayyım Atanması, Prof. Dr. İrfan Baştuğ Armağanı, DEÜHFD, Y.2005, C.7; Kuru Baki, İflasın Ertelenmesi Kararından Önce İcra Takiplerinin Durdurulması Hakkında İhtiyati Tedbir Kararı Verilebilir mi? Haluk Konuralp Anısına Armağan, C.2, Ankara 2009; Atalay Oğuz, İflasın Ertelenmesi, Baki Kuru Armağanı, Ankara 2004; Deliduman Seyithan, İflasın Ertelenmesi Davalarında İİK 89. Maddenin Uygulanma Biçimi Üzerine Düşünceler, İBD, C.81, S.6, Y.2007; Yarıcı Hülya, Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması, İstanbul 2007; Yılmaz Ejder, Makaleler, 4949 ve 5092 sayılı Kanunlarla İflas Hükümlerinde Yapılan Değişiklikler, 2.Cilt, Ankara 2014; Türk Ahmet, Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Borca Batıklık Nedeniyle İflası ve İflasın Ertelenmesi Konusunda İcra ve İflas Kanunu’nda Yapılan Son Değişikliklerin Değerlendirilmesi ve Öneriler, DEÜHFD, C.6, S.1, Y.2004; Seven Vural, İflasın Ertelenmesi Kararının Kambiyo Senedi Hamilinin Müracaat Hakkına Etkisi, Prof.Dr. Saim Üstündağ’a Armağan, Ankara 2009; Atalay Oğuz, İİK’da İflas Hukukuna İlişkin Değişikliklerin Değerlendirilmesi, Medeni Usul ve İcra-İflas Hukukçuları Toplantısı, Ankara 30 Eylül – 1 Ekim 2005; Balcı Şakir, İflasın Ertelenmesi, B.2, İzmir 2007; Baş Sanlı, İflasın Ertelenmesi ve Adi Konkordatonun Borçlunun Kefillerine Etkisi, İBD, C.82, S.1, Y.2008; Uyar Talih, İflasın Ertelenmesi, İBD, C.83, S.3, Y.2009; Karslı Abdurrahim, İflasın Ertelenmesinde Bazı Problemler, Haluk Konuralp Anısına Armağan, C.2, Ankara 2009; Bilgen Mahmut, İflas, İflasın Ertelenmesi, Konkordato Yargılama Usulü, Ankara 2012; Gören Ömer, İflasın Ertelenmesi Kurumunda Kavramların Amaca Uygun Yorumlanmasına Dair Bir Öneri, ABD, 2007/1.

[4]      7101 sayılı Kanun’un Genel Gerekçesi’ne bakınız

[5]      Tanrıver Süha, İflas Dışı Adi Konkordatoya İlişkin Temel Problemler ve Çözüm Arayışları, MİHBİR 13. Antalya Toplantısı, Ankara 2017, s. 249.

[6]      7101 sayılı Kanun’un Genel Gerekçesi’ne bakınız

[7]      Genel Gerekçe’den

[8]      Genel Gerekçe’den

[9]      Bu sayede 2017 yılı verileri itibarıyla yaklaşık 40 milyon tebligatın 28 milyonunun elektronik ortamda yapılması öngörülmektedir (Genel Gerekçe).

SONUÇ

7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, 15.3.2018 Tarihinde yasalaşmıştır. Deği-şikliklerin başlıca amacı “yatırım ortamının iyileştirilerek ülkemizin yabancı sermaye tarafından daha çok tercih edilir bir ülke haline geti-rilmesi”, Kanun’un Genel Gerekçesi’nde ifade edilmiş olsa da esasında bu açıklama doğru olmamıştır. Zira iç mevzuatta, özellikle de İcra ve İflas Kanunu gibi takip prosedürünü düzenleyen mevzuatta düzenleme yapan kanun koyucunun öncelikli amacı, yabancı sermayenin gelişini düşünmek olmamalıdır. Alacaklının alacağına kavuşma çabası içinde iken, borçlu ile arasında olan menfaat dengesinin sağlanması burada en önemli amaç olmalıdır. Bu sağlandığında yabancı sermayenin ülkeye gelişi de beraberinde zaten gerçekleşebilir. Dolayısıyla yapılan değişik-lik sonrası ülkeye yabancı sermayenin gelişi bir amaç değil ancak sonuç olarak görülmeli ve böyle değerlendirilmelidir.  

7101 sayılı Kanun, başlıca etkisini konkordato hukukunda göster-miştir. Nitekim en önemli değişiklik, iflas erteleme kurumunun yürür-lükten kaldırılması ve konkordato kurumunun etkin bir yapıya kavuştu-rulması olmuştur. Zaman içinde kötüniyetli borçluların, alacaklıya karşı kullandığı bir silaha dönüşen ve neredeyse hiçbir şirketin yeniden ticari hayata kazandırılmasında etkin rol oynamayan iflas ertelemenin kaldı-rılması isabetli olmuştur.  Konkordato sayesinde alacaklı ve borçlu, koşulları müzakere ederek bir anlaşmaya varabilecek ve bu anlaşma, mahkemece tasdik edilecektir. 

7101 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler incelendiğinde, bu deği-şikliklerin iflas erteleme kurumunda yaşanan, dolayısıyla konkordatoda da yaşanma ihtimali olan birtakım sorunları gidermede kısmen yetersiz kaldığı görülmüştür. Örneğin, konkordato teklifinin asgari olarak içer-mesi gereken hususların düzenlendiği m.286/I-a daha belirli ve daha kapsamlı bir düzenlemeye kavuşturulabilirdi. Özellikle iflas ertelemede yaşanan en önemli sorunlardan biri alacaklıların teminatını teşkil eden taşınmazların, iflas erteleme talep eden borçlu üzerine ayni sermaye olarak devredilerek koruma altına alınması idi. Türk Ticaret Kanunu m.581’de ayni sermaye olarak konulan malların takyidatsız olması ge-rektiğine dair hüküm olmasına rağmen, uygulamada şirket ortaklarının veya kefillerinin ipotekli taşınmazlarının şirkete sermaye artırımı ama-cıyla devredildiği ve bu devirlerin de iflas erteleme değerlendirmele-rinde dikkate alındığı görülmekte idi. Hazır kanun koyucu maddede değişikliğe giderken, iflas ertelemede uygulamada yaşandığı için kon-kordatoda karşılaşılabilecek olası sorunları baştan gideren ve amaç dı-şında kullanımları engelleyen bir düzenleme getirmiş olsa daha sağlıklı olurdu.

Konkordato projesini oylarken borçlunun eşi, anası, babası ve ço-cuğu alacak ve alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmayacağı belirlenmesine karşın, mal kaçırma ihtimalini düşürmek için, sayılan akrabaların genişletilmesi daha isabetli olurdu. Kanaatimizce alacaklıla-rın menfaatini korumak için borçlunun yakın akrabalarının, alacaklı çoğunluğunun hesabında mümkün olduğunca dikkate alınmaması, ge-rek konkordatonun sağlıklı işlemesi gerekse sisteme daha baştan güven duyulması konusunda isabetli olacaktır. 

Yapılan değişikliklerle, rehin alacaklılarının durumu özel olarak dü-zenlenmiştir. Buna göre: “Borçlunun tekliflerinin alacak miktarı itiba-rıyla üçte ikiyi aşan çoğunlukla kabul edilmesi hâlinde, borçlu ile anla-şamayan rehinli alacaklı, konkordato talep tarihinden itibaren, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan temerrüt öncesi faiz oranı uygu-lanmak suretiyle, diğer rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmalardan en uzun vadelisine tabi olur. Bu husus ve anlaşmaya varılamayan rehinli alacaklılara borçlu tarafından yapılacak ödemelere ilişkin plan komiser tarafından tutanağa geçirilir ve komiserin 302 nci madde uyarınca mahkemeye tevdi edeceği gerekçeli rapora da işlenir”. Burada kanun koyucu, anlaşmaya yanaşmaması halinde, rehin alacaklısını, varılan anlaşmalardan en uzun vadelisine tabi tutarak, anlaşma zeminine çek-mek istemiştir. Kanun koyucu bir yandan da anlaşamayan rehin alacak-lısı için, temerrütten önceki akdi faize işaret edip, bu alacaklının duru-munu dengelemek istemiştir. Ancak anlaşmaya varan rehin alacaklıları için işleyecek faiz oranının anlaşamayan rehin alacaklısının temerrüt öncesi faiz oranının üzerinde olması durumunda, anlaşamayan rehin alacaklısı adeta cezalandırılmış konuma düşecektir. Bu nedenle kanaa-timizce anlaşmaya varan rehin alacaklıları için belirlenen faiz oranı orta-lamasının altında kalmamak ve her halükarda anlaşamayan rehin ala-caklısının temerrüt faiz oranını da aşmamak kaydıyla, temerrüt öncesi akdi faize atıf yapılması daha doğru olurdu. 

Bunun dışında iflas erteleme ve konkordato kıyaslamasında terci-hini kanaatimizce de isabetli bir biçimde konkordatodan yana kullanan kanun koyucunun, sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma sure-tiyle yeniden yapılandırılması kurumunun varlığına da son vermesi isabetli olurdu. Amerikan Hukuku kökenli bir kurum olan ve 2001 krizi sonrasında, IMF’den borç para alabilme koşulu olarak sunulan uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırma (Chapter Eleven, 11.Bölüm) kurumu, uygulamada kendisine de yeterince yer bulamamıştır. Zaten fiilen kul-lanılamayan bu kurumun varlığına tümüyle son vermek, takip ekonomi-si ilkesinin şartlarından olan karmaşık olmama (basitlik), zorunluluğuna da hizmet edecektir. 

7101 sayılı Kanun’la konkordatonun birçok hükmünün yeniden düzenlenişi dışında, İcra ve İflas Kanunu açısından bütünlük arz eden malların birlikte satışı, iflas idaresince derhal satış, aynından kaynakla-nan vergi alacağının sırası, tasfiyenin şekline karar verilmesine ilişkin süre, iflas hukukunda teminat tedbirleri, iflas idaresinin görev ve so-rumlulukları, sıra cetvelinin müddet ve şekli yeniden düzenlenmiştir. 7101 sayılı Kanun’la İcra ve İflas Kanunu dışında, Türk Ticaret Kanu-nu, Kooperatifler Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Milletlerara-sı Tahkim Kanunu, Tebligat Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usu-lü Hakkında Kanun, Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Ad-liye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun, Posta Hizmetleri Kanunu’nun bazı hükümlerinde değişiklik yapılmıştır. “Torba Kanun” olarak adlandırılan metinlerle birçok konuda ve Ka-nun’da değişiklik yapılması sağlıklı değildir.  Türk Ticaret Kanunu, Kooperatifler Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahke-melerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’da yapılan de-ğişiklikler iflas ertelemenin kaldırılışı ve konkordatoyla bağlantılı olsa da Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Milletlerarası Tahkim Kanunu, Teb-ligat Kanunu ve Posta Hizmetleri Kanunu ile yapılan değişikliklerin birbiriyle ilgisi yoktur. Kanun koyucunun ilgisiz değişiklikleri “Torba Kanun” adı altında ele alıp yasalaştırmasından ziyade her kanunun ayrı ayrı ele alınması daha sağlıklı bir yaklaşım biçimi olurdu. Gelecek ya-sama faaliyetlerinde kanun koyucunun bu hususu dikkate almasını ümit ediyoruz.


Yorum Yap

Lütfen yorum yazmak için oturum açın ya da kayıt olun.