Olağanüstü Hal Rejimi: Alacakaranlıkta Yönetim

Yayınevi: Yetkin Yayınları
Yazar: Recep NARTER - Semih Batur KAYA
ISBN: 9786050505726
Stok Durumu: Tükendi
68,00 TL 80,00 TL

Adet

 
   0 yorum  |  Yorum Yap
Kitap Künyesi
Yazar Recep NARTER, Semih Batur KAYA
Baskı Tarihi 2020/05
Baskı Sayısı 1
Boyut 16x24 cm (Standart Kitap Boyu)
Cilt Karton kapak

Olağanüstü Hal Rejimi: Alacakaranlıkta Yönetim

Doç. Dr. Recep NARTER - Arş. Gör. Semih Batur KAYA

2020/05 1. Baskı, 356 Sayfa

ISBN 978-605-05-0572-6

İÇİNDEKİLER

 

ÖNSÖZ7

GİRİŞ17

1. Çalışmanın Ana Teması (Leitmotif) 17

2. Çalışamada Benimsenen Usul19

BİRİNCİ BÖLÜM
OLAĞANÜSTÜ HAL FENOMENİ VE İKTİDAR SORUNU

I.Olağanüstü Hal Kavramının Kuramsal Yapısı23

A.Kavramsal Çerçeve23

1.Anlambilimi Bakımından “İstisna”/”Olağanüstü”23

2. Olağanüstü Hal Vakıası25

3. Olağanüstü Halin Teorik Temeli ve DeJure Niteliği27

4. Olağanüstü Halin Toplumsal Dinamiği31

5. Kitle Olgusu ve Olağanüstü Hal33

B. Olağanüstü Halin Kökeni ve Tarihi Gelişimi34

C. Olağanüstü Hal Rejimini Açıklayan Teoriler35

1. Zaruret Hakkı Teorisi35

2. Siyasi Teori37

3. Değerlendirme38

II. Olağanüstü Halin Uygulayıcısı ve Bazen Kurgulayıcısı Olarak
 İktidar40

A. Genel Olarak40

1. İktidar Sorununa Giriş40

2. Devlet, İktidar ve Olağanüstü Hal45

B. Doğal ve Suni İstisnai Hal ve İktidar46

C. Olağanüstü Halin İktidarla Koşullandırılması ve
Olağanüstü Hale Temayül48

D. Örgüt Arkeolojisi ve Olağanüstü Hal50

E. Yasa, Çete ve Olağanüstü Hal52

F. Kültürün Tekilleşmesi, Tekelleşmesi ve Olağanüstü Hal53

G. Parti Sultası, Dengesiz Güç Kullanımı ve Olağanüstü Hal:
Nazi Örneği55

 

İKİNCİ BÖLÜM

OLAĞANÜSTÜ HALİN HUKUK İLE ETKİLEŞİMİ

I. Modern Devletin Normali / Olağanı Kuşatması: Hukuk Kıskaç
  Altında57

A. Devlet ve İktidar: Görünüm Biçimi, Farklılaşma ve Olağanüstü Hal57

B. Devlet Kıskacında Hukuk59

C. Değerlendirme: Olağanüstü Halin Normal Zaman Hukukuna Etkisi62

II. Olağanüstü Halin Modern Bağlamı ve Boyutları: Derin Bir Kazı64

A.Carl Schmitt65

B. Walter Benjamin: “Gewalt” Üzerinden Bir Okuma70

C. Giorgio Agamben73

D. Değerlendirme80

III. Hukukun Normalliğe Dönüşe Etkisi ve Değeri83

A. Modern Hukukun Arkeolojisi84

1. Modern Hukukun Hak Sorunu: Hakları Daha Çok Ciddiye Almak85

2. Modern Hukukun Norm Sorunu87

3. Modern Hukukun İrade Sorunu91

B. Olağanüstü Halden Normalliğe Dönüş Vasıtası Olarak Hukuk95

1. Modern Hukukun Kökeni Sorunu95

2. Hukuk ve Hukukilik102

3. Modern Hukukun İktidar Sorunu: Devlet Aklı ve
Olağanüstü Hal104

4. Yönetimde Üç Sorun: Olağanüstünün Bir Çözümlenmesi112

5. Değerlendirme: Hukukun Saf Kuramı ve Olağanüstü Hal116

C. Olağanüstü Halde Denetim Sorunu126

1. İktidar ve Yargı126

2. Anayasa Yargısının Raison Detre’si128

3. Anayasa Yargısı ve Olağanüstü Hal133

4. Ara Değerlendirme137

IV. Olağanüstü Halin Hukuk Üzerindeki Etkileyici Gücü146

A. Normatif Gücün Temelleri: Güvenlik ve Belirlilik146

B. Haklar Yönünden148

C. Yürütmenin Güçlendirilmesi Yönünden150

1. Yürütme ve Olağanüstü Hal150

2. Olağanüstü Halin Yürütmeye Güçlendirici Etkisi153

V. Olağanüstü Hal ve Demokratik Hukuk Devleti: Arkeolojik Bir
 Deneme155

A. Norm ve İradenin Anateması (Leitmotif) Olarak Haklar155

B. Hakların Rasyonalitesi ve Olağanüstü Hal157

C. Demokratik Düzenin Anayasal Anlamı158

D. Demokrasi ve Devlet159

E. Demokrasinin Sınırı ve Denetimi160

F. Hak, Hukuk Devleti, Demokrasi ve Olağanüstü Hal163

VI. Genel Değerlendirme: Alacakaranlıkta Haklar167

A. Alacakaranlıkta Değilse “Günışığında Yönetim”167

B. Alacakaranlıkta Yönetim168

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
OLAĞANÜSTÜ HALİN HUKUKİ REJİMİ

I. Türkiye’de Olağanüstü Halin Kültürel ve Siyasal Kodları175

A. Türkiye’de Hukuktan Kaynaklanan Siyasal Aktivizm
Sorunu ve Olağanüstü Hal175

B. Türkiye’de İnsan Hakları Sorunu179

C. Türkiye’de Hükümet Sistemi Sorunu180

1. Genel Olarak180

2. Demokratik Hukuk Devleti Ekseninde Hükümet Sistemi Sorunu181

3. Ara Değerlendirme187

II. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Bağlamında Olağanüstü Halin
 Hukuki Rejimi192

A. Modern Hukuk Düzeninde Özgürlüklerin Uluslararası Düzeyde Korunması: Avrupa Konseyi ve AİHM Örneği192

B. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde Genel Sınırlama
Rejimi ve “Derogation” Hali200

C. AİHS 15. Maddesinin Devreye Girebilmesi İçin Gerekli
Şartlar203

1. Savaş Hali-Kamusal Tehlike Şartı205

2. Ölçülülük İlkesi212

3. Uluslararası Hukuktan Doğan Yükümlülüklere Ters Düşmeme217

4. Dokunulmaz Haklar219

5. Usule İlişkin Şart222

D. Olağanüstü Halde İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi225

E. 15 Temmuz Sonrası Olağanüstü Hal Değerlendirmesi227

III. Türkiye’de Olağanüstü Halin Normatif Boyutları241

A. Hak ve Özgürlüklerin Sınırlanması Sorunu241

1. Hakların Alan Sorunu: Genişlik ve Sınırlar241

2. Hak ve Özgürlüklerin Sınırlandırılmasında
Hukuki Rejim242

a. Sınırlamadaki Hukuki Zorunluluk242

b. Sınırlamanın Öznesi Sorunu244

c. Sınırlamanın Ölçüsü Sorunu245

3. İfade Özgürlüğü Örneği247

B. 1982 Anayasasında 12. Madde Bağlamında Temel Hak ve Özgürlüklerin Anlamı: Günışığında Haklar252

C. 1982 Anayasasının 13. Maddesinin Analizi: Ön Sorunlar254

1. Genel Olarak254

2. Olağanüstü Hallerde Anayasanın 13. Maddesinin Hukuki Gücü255

3. 13. Maddeye İlişkin Bir Anayasa Mahkemesi Kararının Eleştirisi259

D. Temel Hak ve Özgürlüklerin Alacakaranlığı: Olağanüstü Hal Kanunun Bir Değerlendirmesi260

E. Anayasanın 15. Maddesinin Analizi264

1. “Durdurma” Terimi: Anlam ve Eleştirisi264

2. Olağanüstü Halde Temel Hak ve Özgürlüklerin Sınırlandırılmasının Koşulları266

a. Legalite Kriterleri267

a.a.Kanunilik267

b.b. İlgili Maddede Belirtilen Sebeplerle
Sınırlama/Meşru Amaç Taşıma270

c.c. Milletlerarası Hukuktan Doğan Yükümlülüklere Uygunluk271

d.d. Ölçülülük İlkesi273

e.e. Hakların Sert Çekirdeği Meselesi275

b. Legitimate Kriteri277

a.a. Demokratik Toplumun Gerekleri277

b.b. Hukuk Devletinin Gerekleri279

c.c. Türkiye İçin Bir Değerlendirme:
1982 Anayasasının 2. Maddesinin Bir Analizi286

3.Anayasanın 15. Maddesi Çerçevesinde Normatif Hakların Görünümü ve Olağanüstü Hal Kanunu289

4. Genel Değerlendirme290

IV. Olağanüstü Halde Temel Hak ve Özgürlükleri Sınırlamanın
 Operasyonel Aracı: Olağanüstü Hal Dönem Cumhurbaşkanlığı
 Kararnamesi296

A. Olağanüstü Hal Dönem Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi296

B. Olağanaüstü Hal Dönem Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Denetimi299

1. Yargısal Denetim Yasağı299

a. Pozitif Temel299

b. Kapsam301

2. Anayasa Mahkemesi İçtihadı: “Dönüşüm Kuramı” ve Yasağın Aşılması303

3. Anayasa Mahkemesi İçtihadında Dönüşüm: 2016 Kararı306

a. Karar306

b. Çözümleme ve Eleştiri314

4. Değerlendirme: Anayasa Yargısı ve Siyaset Üzerine317

SONUÇ325

KAYNAKÇA333


Ülkemizde her ne kadar belli aralıklarla uygulanmış olsa da olağanüstü hal kurumu bir şekilde gündemde yer bulmaktadır. Gerçekten de Üskül’ün tespitlerine göre Cumhuriyet tarihinin 41 yılı ülkenin bazen kısmi bazen de tamamı olağanüstü yönetim usulleri altında geçmiştir.[1] Son olarak 16 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünden sonra 21 Temmuz 2016 tarihinde olağanüstü hal ilan edilmiş ve bu durum 18 Temmuz 2018 tarihine kadar sürmüştür. Hemen belirtelim ki anayasada düzenlenen bir yönetim usulü olarak bakıldığında olağanüstü hali nasıl ele almalı ve değerlendirmeliyiz sorusu çalışmanın çıkış noktasıdır. Olağanüstü yönetim usulleri bir devlette iktidarın, hukuk düzeninin olağan kuralları ve normal işleyişi ile üstesinden gelinmesine imkân bulunmayan ve genellikle ülkenin bütününe yönelik olağanüstü, istisnai ve acil bir tehdit veya tehlike karşısında başvurduğu usullerdir.[2] Bu usullerin bir anayasal düzende genel itibariyle, “olağanüstü hal”, “sıkıyönetim hali” ve “savaş hali yönetimi”, “istisnai durum yönetimi”, “acil durum şartları ve yönetimi” gibi adlandırıldıkları görülmektedir.[3] 1982 Anayasası başlangıçta olağanüstü yönetim usullerini “olağanüstü hal” ve “sıkıyönetim” olarak ikiye ayırmıştı. Ancak 2017 Anayasa değişikliğiyle olağanüstü hal rejimi korunmasına karşın sıkıyönetim usulü kaldırıldı.

Olağanüstü hali legalite ve legitimate kavramlarıyla içkin hukukilik olgusu içerisinde ele alıp kabul ediyoruz. Legalite ile hukukiliğin bir normlar toplamı ve işleyişi kastedilirken, legitimate ile insan onurunu temel alan bir meşruiyeti betimliyoruz. Her iki kavram ile techiz olan bir hukuk düzeni; hukukiliğin iki kanadına sahip bir hukuk devleti olarak tezahür eder. Hukukiliğin iki kanadıyla çifte işlevini ortaya koyan bir anayasal yapı, aksamadan işleyen nitelikli bir iktidarı/yönetimi ortaya çıkarır. Biz normatif devreleri bu şekildeki bir yaklaşımla analiz ederken, hukukiliğin norm işlevine odaklanmanın ötesine geçerek olağanüstü hale ilişkin irade sorununu da özellikle irdelemekteyiz.

Bu bakımdan da ülkemizdeki olağanüstü hale ilişkin hukukiliği ve normatif boyutlarını incelemek gerekir. Bu bağlamda Anayasanın 119. maddesi“Cumhurbaşkanı; savaş, savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi, seferberlik, ayaklanma, vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışma, ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması, anayasal düzeni veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerinin ortaya çıkması, şiddet olayları nedeniyle kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması, tabiî afet veya tehlikeli salgın hastalık ya da ağır ekonomik bunalımın ortaya çıkması hallerinde yurdun tamamında veya bir bölgesinde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir.”hükmünü havidir.

Görülmektedir ki Cumhurbaşkanı olağanüstü hale karar veren egemen konumundadır. Partili olabilen ve bu konumuyla siyasi iktidarı teşkil eden Cumhurbaşkanı aynı zamanda halk tarafından doğrudan seçilmektedir. Cumhurbaşkanı Anayasanın 104. maddesine göre Devletin başıdır ve aynı zamanda yürütme yetkisinin yegâne sahibidir. Şu hâlde Cumhurbaşkanı siyasi iktidarın başında ve yegâne hükümrandır. Nihayetinde 1982 Anayasasının normatif devreler analiziden çıkan sonuç ve Schmitt’in ikna edici fakat benimsemediğimiz yaklaşımıyla “Olağanüstü hale kim karar verirse egemendir.”[4] ifadesi bir örtüşüm içerisindedir.

O halde bir yandan siyasi iktidarı diğer yandan devlet iktidarını sıfatında birleştiren Cumhurbaşkanı aynı zamanda olağanüstü hale karar veren egemen konumundadır. Temelinde iktidar gücü ve bu gücün hareket kabiliyeti bulunan olağanüstü hal karşısında temel hak ve özgürlüklerin korunması ve bu hak ve özgürlükler ihlal edildiğinde yargısal denetime tabi tutulması nasıl şekillenecektir? İşte bu çalışmada peşine düştüğümüz temel sorun alanı budur. Bu doğrultuda aşağıda öncelikle iktidar sorunu ve daha sonra iktidar sorunuyla bağlantılı olağanüstü hal sorunu incelenecektir. Ardından olağanüstü hal döneminde hakların korunması, bu bağlamda olağanüstü hal Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin rolü ve son olarak bunların yargısal denetimi kaleme alınmaktadır. Sonuç olarak olağanüstü halin bir kül olarak değerlendirilmesi ve gözetilmesi gereklidir.

Öte yandan olağanüstü halin kontrolü ve demokratik hukuk devleti içindeki yerinin elbetteki normatif bir boyutu ilgilendirdiğini söyleyebilirz.[5] Ancak biz bu çalışmada yalnızca normatif boyutu ele almadık. İkinci bölüm normatif boyuta ayrılmışken birinci bölümde olağanüstü hali bir siyaset ve yönetim pratiği olduğunu göz ardı etmeden kurumsal boyutun yanında Agamben’in belirttiği gibi“varlığını anlamlandırmaya yönelik bir ontolojik yaklaşımın siyasete yansımasından, siyasi alanda tecelli etmesinden başka bir şey değildir”[6] zaviyesiyenden konuyu ele aldık. Dolayısıyla olağanüstü hale ilişkin temelde yatan ontolojik sorunu çözümlemeden,[7] bunu legalitenin yanında legitimate ile pekiştirmeden meselenin salt normatif düzenlemeler çerçevesinde halledilemeyeceğinin ve bunun ötesinde bir boyutunun olduğunun farkındayız.

Son olarak bu kitabın yazım sürecinde desteklerini bizden esirgemeyen tüm aile fertlerimize ve özellikle Nil Narter’e müteşekkiriz. Ayrıca elinizdeki kitabın basımında özverili katkı ve çalışmalarından ötürü Yetkin Yayınevinin tüm değerli çalışanlarına teşekkürü bir borç biliyoruz.



[1]      Zafer Üskül, Olağanüstü Hal Üzerine Yazılar, Büke Yayınları, İstanbul 2003.

[2]      Ancak, Anayasa Mahkemesinin de belirttiği gibi “demokratik ülkelerde olağanüstü yönetim usulleri, hukuku dışlayan keyfi bir yönetim anlamına gelmez. Olağanüstü yönetimler kaynağını Anayasa'da bulan, anayasal kurallara göre yürürlüğe konulan, yasama ve yargı organlarının denetiminde varlıklarım sürdüren rejimlerdir. Ayrıca, olağanüstü hal yönetimlerinin amacı, anayasal düzeni korumak ve savunmak olmalıdır. Bu nedenle olağanüstü yönetim usulleri yürütme organına önemli yetkiler vermesine, hak ve özgürlükleri de önemli ölçüde sınırlandırmasına karşın, demokrasilerde sonuçta bir ‘hukuk rejimi’dir.” E. 1990/25, K. 1991/1, K.T. 10.01.1991.

[3]      Kemal Gözler, Türk Anayasa Hukuku, Ekin Yayınları, 2. Baskı, Bursa 2018, s. 935.

[4]      Carl Schmitt, Politische Theologie.Vier Kapitel vonder Lehrezur Souveränität,1922, s. 22.

[5]      Bruce Ackerman, “This is not a War”, The Yale Law Journal, C. 113, 2004, s. 1871- 1906; David Cole, “Judging the Next Emergency: Juridical Review and Individual Rights in Times of Crises,” Michigan Law Review, C. 101, S. 8, 2003, s. 2565-2595.

[6]      Giorgio Agamben, Kutsal İnsan Egemen İktidar ve Çıplak Hayat, Ayrıntı Yayınları, Çev. İsmail Türkmen, İstanbul 2001, s. 82-84.

[7]      Giorgio Agamben, Means without Ends, University of Minnesota Press, Mineapolis 2000, s. 108.

Yorum Yap

Lütfen yorum yazmak için oturum açın ya da kayıt olun.