Ticari Defterlerin Delil Niteliği

Yayınevi: Yetkin Yayınları
Ürün Kodu: Tİ192
ISBN: 978-975-464-941-3
Stok Durumu: Stokta var
42,00 TL

Adet

 
   0 yorum  |  Yorum Yap
Kitap Künyesi
Baskı Tarihi 2015/03
Boyut 16x24 cm (Standart Kitap Boyu)
Cilt Karton kapak

Tİ192
Ticari Defterlerin Delil Niteliği
Önder TOPAL
2015/03 Baskı, 232 Sayfa
ISBN 978-975-464-941-3

Çeşitli kanunlarda ticari defterlere ilişkin hükümler yer almakla birlikte ticari defterler esas olarak Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmektedir. Fakat ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yer almaktadır.

Ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda yer almaktaydı. Fakat yeni düzenlemeler çerçevesinde ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere 6102 sayılı yeni Ticaret Kanunu’nda yer verilmemiştir. Bu hükümlerin tamamen hukuk sistemimizden kaldırılması ortaya sorunlar çıkarabilirdi. Kanun koyucu ortaya çıkacak sorunları engellemek için ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesinde yer vermiştir.

Ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlerin yer aldığı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, aslında 6762 sayılı Ticaret Kanunu’nda yer alan hükümlere paralel düzenlemeler içermektedir. Ancak ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlerle ilgili olarak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yer alan bazı ifadeler uygulamada mesele çıkaracak tarzdadır. Ayrıca 6762 sayılı Ticaret Kanunu’nda yer alan hükümlere nazaran Hukuk Muhakemeleri Kanunu eksik ifadeler içermektedir.

Ticari defterler, kanunda belirtilen şartlara uygun şekilde tutulmaları halinde sahibi lehine kesin delil oluştururlar. Lehe delil olma için aranan şartları taşımayan ticari defterler sahibi aleyhine kesin delil olabileceği gibi duruma göre delil başlangıcı da olabilir.

GİRİŞ

Dünyada, bilim ve teknikte, sosyal ve ekonomik hayatta, özellikle ticari hayatta meydana gelen gelişmeler insanlar arasındaki ilişki ve etkileşimin daha da artmasına sebep olmuştur. Bu durum birçok uyuşmazlığı da beraberinde getirmiştir. Ortaya çıkan uyuşmazlıklar nedeniyle sübjektif hakkı ihlal edilen veya tehlikeye düşen birey devletin yetkili ve görevli mahkemelerinde dava açarak hukuki bir koruma talep edebilir. Bu çerçevede, bireyler, mahkemeler karşısında davacı veya davalı olarak yer alabilir. Medeni yargılama hukuku açısından bir davada, davacı ve davalı taraf sıfatına haiz olan bireylerin iddialarını ispat etmesi gerekecektir. İspat hakkı davanın taraflarına tanınan bir temel hak olarak Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenmiştir. Anayasal dayanağı bulunan ispat hakkı kullanılırken medeni yargılama hukukunun kanunla belirlenmiş kurallarına uyulması gerekir. Taraflar ispat hakkı çerçevesinde iddialarını ancak ispat vasıtaları olan delillerle ispat edebilecektir. Deliller çeşitli ayrımlara tabi tutulmuştur. Ancak deliller konusunda, ticari defterlerin yeni düzenlemeler karşısında bir davada ispat vasıtası delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı, delil olarak kullanılacaksa hangi tür delil olacağı ayrı bir önem taşımaktadır.

Yeni düzenlemeler karşısında ticari defterlere ilişkin hükümlerde çok önemli değişiklik ve yenilikler olması, özellikle de ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlerin ETTK’dan sonra TTK’ya alınmayarak HMK’da yer alması ticari defterlerin delil niteliğinin incelenmesini gerekli kılmıştır. Bununla birlikte ticari defterlerin istisnai özel bir delil türü olması, senetle ispat kuralının katılığını yumuşatması ve geniş bir uygulama alanı bulması bu gerekliliği bir kat daha arttırmıştır.

Ticari defterlerle ispatı düzenleyen HMK hükmünün eksik yönlerinin bulunması ve hükümde mesele oluşturabilecek ifadelerin yer alması bu çalışmanın yapılmasını bir o kadar daha gerekli kılmıştır. Ticari defterlerin delil niteliğinin bütün yönleriyle derinlemesine incelenmesi önemli meselelerin çözüm bulmasına yardımcı olacağı düşüncesiyle bu çalışmayı yapma ihtiyacı hâsıl olmuştur.

Ticari defterlerle ispatı düzenleyen hükümler ETTK 82-86 ve HMK 222 birbiriyle karşılaştırıldığında her iki kanunda genel olarak benzer düzenlemeler yer almaktadır. HMK m. 222 hükmü kaleme alınırken doktrinde ve Yargıtay uygulamasında kabul edilmiş olan ilkeler de dikkate alınmış ve fakat kullanılan kanun yapma tekniği bazı meseleleri de beraberinde getirmiştir. Bir başka ifadeyle ticari defterlere ilişkin HMK m. 222 hükmünün lafzi yorum yapılarak uygulanması, uygulamada hakkaniyete aykırı sonuçlar ortaya çıkabilecektir. Bu nedenle çalışmamızda eski ve yeni kanunlar karşılaştırılarak ortaya çıkabilecek meseleler tespit edilmeye çalışılacak ve tespit edildikten sonra meselelerin nasıl çözülebileceği konusunda çözüm önerileri ortaya konulmaya çalışılacaktır.

Çalışmamızın “ticari defterler” bölümünde (ilk bölüm) ticari defter kavramının, ticari defterlerin tarihi gelişiminin, ticari defter tutmanın yararının ve amacının ve son olarak da ticari defterlerin tutulması hususundaki sistemlerin anlatıldığı “ticari defterler hakkında genel bilgiler” paragrafı ve ticari defter tutma yükümlülüğünün, tutulması gereken ticari defterlerin, ticari def­terlerin tutulma usulünün, ticari defterlerin saklanması ve ziyaının ve son olarak ticari defterlerle ilgili yükümlülüklere uyulmamasının sonuçlarının anlatıldığı “ticari defterlerin tutulması ve saklanması” paragrafı yer almaktadır.

Tezimizin asıl inceleme konusunu teşkil eden ikinci bölüm “ticari defterlerin ispat kuvveti” bölümüdür. Bu bölümde kendi içinde iki paragraftan oluşmaktadır. İlk paragraf, medeni yargılama hukukunun içinde yer alan deliller ve senetle ispat zorunluluğunun anlatıldığı “medeni yargılama hukukunda genel olarak deliller ve senetle ispat zorunluluğu” paragrafıdır. İkinci ve tezimizin odağını oluşturan “ticari defterlerle ispat usulü” paragrafında ise, genel olarak ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlerin, ispat aracı olarak ticari defter kavramının sınırlarının, kime ait ticari defterlerin kimlerin ilgili olduğu davalarda delil olacağının, ticari defterlerin ispat alanının, ticari defterlere delil olma işlevinin verilmesinin sebepleri incelenecektir. Ayrıca bu paragrafta aşağıdaki hususlar ayrıntılı olarak incelenecektir.

Öncelikle ticari defterlerin belirli şartları taşıması halinde sahibi lehine kullanılabilecek özel bir delil türü olabileceğini söyleyebiliriz. Zira medeni yargılama hukukunda hiç kimse kendi yazısını veya sözünü kendi lehine delil olarak kullanamamaktadır. Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olarak kullanılabileceği HMK’da özel olarak düzenlenmemiş olsaydı bile medeni yargılama hukukunun genel ilkelerinden aynı sonuca varabiliriz. Ticari defterlerin (sahibi lehine veya aleyhine) delil olma durumları da bu paragrafta incelenecektir.

Ticari defterleri delil olarak kabul ettikten sonra hangi tür bir delil olduğu önem arz etmektedir. Ticari defterlerle ispatlanmış olan bir iddianın aksinin hangi tür delille ispat edileceği de ayrı bir önem taşımaktadır. Bu nedenle ticari defterlerin hangi tür delil olacağı, yapılacak olan yeni düzenlemeler açısından, açıkça kanunda yer alması ortaya çıkabilecek tartışmaların çözümü açısından etkin olabilir. Ticari defterlerin delil olarak hukuki niteliğini de ayrıntılarıyla birlikte bu paragraf içerisinde incelenecektir.

Ticari defterlerin sadece uyuşmazlıkla ilgili kısımlarının incelenmesi (ticari defterlerin ibrazı) ve ticari defterlerin tamamının incelenmesi (ticari defterlerin teslimi) de bu paragrafın inceleme konusunu oluşturmaktadır.

Ticari defterlerin delil niteliği açısında incelenmesi gereken diğer bir husus ise ticari defterlerin delil sözleşmelerine konu olmasıdır. Ancak burada önem arz eden asıl husus ticari defterlerin münhasır delil sözleşmelerine konu olması halinde münhasır delil sözleşmesi akıbetinin ne olacağı ve bu çerçevede münhasır delil sözleşmesine konu olan ticari defterlerin delil olarak kullanılıp kullanılamayacağıdır. Ticari defterlerin delil sözleşmesine (özellikle münhasır delil sözleşmesine) konu olması da bu paragrafta incelecektir.

Ticari defterlerle ispatı düzenleyen hükümler HMK m. 222’de düzenlenmiştir. HMK 1 Ekimde yürürlüğe girmişti. Ancak ticari defterlerle ispatı düzenleyen eski kanun ETTK ise 1 Temmuz 2012’de yürürlükten kalkmıştır. Bu durumda ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlerin zaman bakımından uygulanmasının önemini ortay koymaktadır. Bu nedenle bu paragrafta son olarak ticari defterlere ilişkin hükümlerin zaman bakımından uygulanması incelenecektir.

Sonuç kısmında ise tezimizin genel değerlendirmesini ve vardığımız sonuçları anlatacağız.

SONUÇ

Bütün tacirlerin (aynı zamanda tacir sayılanların ve tacir gibi sorumlu olanların) tacir sıfatı kazanmalarıyla birlikte TTK’ya ve TTK m. 64’ün göndermesiyle VUK’a göre tutmak zorunda oldukları ticari defterler, iktisadi ve mali açıdan olduğu gibi ispat hukuku açısından da kendilerine yarar sağlamaktadır.

ETTK m. 82-86’da yer alan ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler, pek çok ülke kanununda yer almadığı ve ispat hukukunun ilkeleriyle bağdaşmadığı gerekçeleriyle TTK’ya alınmamıştır. Ancak ticari defterlerle ispat usulü, senetle ispat mecburiyetinin uygulandığı Türk Hukukunda senetle ispat mecburiyetinin katılığını yumuşatmakta ve geniş bir uygulama alanı bulmaktadır. Ayrıca söz konusu ispat usulüne ilişkin hükümlerin yürürlükten kaldırılacak olması uygulamada önemli bir boşluk meydana getirecektir. Bu gerekçelerle kanun koyucu ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere HMK’da yer vermiştir.

İspat aracı olarak ticari defter kavramı içerisine, TTK m. 64/3-4’e göre tacirlerin tutmak zorunda olduğu ticari defterler ile TTK m. 64/5’in göndermesiyle VUK’a göre tacirlerin tutmak zorunda olduğu ticari defterler girmektedir. HMK m. 222’de “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması” başlığı altında düzenlenen hükümler sadece ispat aracı olarak ticari defter kavramı içerisine giren ticari defterler için uygulanır. ETTK döneminde tacirlerin tutmak zorunda olduğu işletmenin mahiyet ve öneminin gerektirdiği bütün ticari defterlere TTK ve HMK’da yer verilmediği için söz konusu defterler, ispat aracı olarak ticari defter kavramı içerisinde yer almamaktadırlar. Ayrıca tacirlerin ihtiyari defter tutup tutmayacağı konusunda ETTK m. 69/2 ve 82/2’de yer alan hükümlere benzer hükümler TTK ve HMK’da yer almamaktadır. Tacirlerin ihtiyarı defter tutmalarını öngören bir hüküm kanunlarda yer almadığı gibi engelleyecek bir hüküm de kanunlarda yer almamaktadır. Kanaatimizce, tacirler ihtiyari defter tutabilirler; ancak söz konusu ticari defterleri lehe delil olarak kullanamazlar. Zira ticari defterlerin, tacir tarafında düzenlenip ve sıkı şartlar altında yine tacirin lehine delil olarak kullanılabilecek istisnai ve özel bir delil türü olması, ihtiyari defterlerin lehe delil olarak kullanılabilmesi açısından ETTK m. 82/2’de olduğu gibi açık kanuni düzenlemeyi gerektirir. Ayrıca ihtiyari defterlere HMK m. 222 çerçevesinde delil fonksiyonu yüklemek TTK m. 64 vd.nın ve HMK m. 222’nin lafzı gereği kabul edilemez. Bu yüzden ihtiyari defterler ancak HMK’nın genel ispat usulü hükümleri çerçevesinde sahibi aleyhine delil olarak değerlendirilebilir. TTK m. 82’de düzenlenen ticari defterler dışındaki belgeler ispat aracı olarak ticari defter kavramı içerisine dâhil değildir. Bu yüzden söz konusu belgeler ticari defterlerle ispat usulünü düzenleyen HMK m. 222 hükmüne tabi olmayıp HMK’nın genel ispat usulüne ilişkin hükümlerine göre delil olarak değerlendirilecektir. Ticari Defterlerle İlgili Tebliğ           m. 11/4’de düzenlenen “müdürler kurulu karar defteri” ihtiyari defter olduğu için bu kapsamda değerlendirilecektir.

Bir davada tarafların dayanabilecekleri ticari defterler kural olarak, davalı ve davacının kendi ticari defterleridir. Ancak HMK m. 221 gereğince birçok halde davanın tarafı olmayan üçüncü kişilerin ticari defter ve belgelerine de dayanılabilir. Ancak üçüncü kişilerin ticari defterleri, davanın tarafları arasındaki ileri sürülen bir iddianın ispatında HMK m. 222 hükmüne göre değil, usul hukukumuzun genel ispat kurallarına göre delil olarak kullanılabilecektir. Zira HMK m. 222 hükmü sadece davanın taraflarının ticari defterlerinin delil olarak kullanılmasında uygulanacak bir hükümdür. Üçüncü kişilerin ticari defterlerinin bir davada delil olarak kullanılması halinde söz konusu ticari defterlerin delil olarak hukuki niteliği hakkında farklı görüşler ileri sürülmüştür. Kanaatimizce, üçüncü kişilerin ticari defterleri, davanın tarafları açısından adi belge niteliğindedir ve HMK çerçevesinde takdiri delil olarak kabul edilmelidir. Ancak üçüncü kişilerin ticari defterleri davanın tarafları açısından senedin unsurlarını taşıması (bu durum üçüncü kişilerin ticari defterlerinde davanın taraflarından birinin imzasının bulunmasını gerektirir ki bu da mümkün görünmemektedir) halinde kesin delil olarak kabul edilebilirler.

Ticari defterler hangi davalarda ve kimler arasında delil olacağı konusunda ETTK m. 82/1 ile HMK m. 222/1 ve 2 arasında uyumsuzluk yer almaktadır. ETTK m. 82/1’e göre ticari defterlerin delil olarak kullanılabilmesi için kural olarak hem davanın taraflarının tacir olması gerekir hem de uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanması gerekir. ETTK m. 82/1’de yer alan “Ticari işlerden dolayı tacir sıfatını haiz olan kimseler arasında çıkan ihtilaflar” ibaresi eleştirilmekte ve bu ibare yerine de “iki tacir arasındaki ticari davalar” ibaresi önerilmekteydi. HMK m. 222/2’de buna uyulmaya çalışılmışsa da tam olarak uyulmamıştır. Zira “iki tacir arasında” ibaresine HMK’da yer verilmemiş ve bütün ticari davaları kapsayacak şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Bir başka ifadeyle HMK m. 222/1ve 2’deki “ticari davalarda” ibaresi ticari defterlerin, tarafları tacir olmayan ticari davalarda da delil olarak kullanılabileceği algısı oluşturmaktadır. Ancak ticari defterlerin delil olmasına ilişkin hükümlerin uygulanacağı davalar her türlü ticari davalar değil, kural olarak, tacirler arasında ve her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olan davalar olduğu kanaatindeyiz. Bunun asıl sebebi ise ifade edilen hükümlerin uygulanacağı davalarda ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için “davanın her iki tarafının da ticari defter tutma yükümlülüğüne tabi olması” ve “uyuşmazlık her iki tarafında defterlerine geçirmesi gereken bir ticari işten kaynaklanması” şartlarının aranmasından kaynaklanmaktadır. Bu yüzden aksine bir hüküm olmadığı sürece bir davanın iki tarafı tacir değilse, ticari defterler, kural olarak, HMK m. 222 hükümleri çerçevesinde ispat gücüne sahip değildir.

Ticari defterlerin delil olarak hukuki niteliği konusundaki tartışmalar eski kanunlar (ETTK ve HUMK) döneminde olduğu gibi yeni kanun döneminde de mevcuttur. Ticari defterlerin delil olarak hukuki niteliği konusunda ileri sürülen görüşlerin çoğu, ticari defterleri sahibi lehine ve aleyhine delil olması şeklinde ikili bir ayrım yapmamıştır. Genel olarak ticari defterlerin sahibi lehine delil olması halinde hangi tür delil olacağı konusunda bir belirleme yapmışlardır. Ancak biz ticari defterlerin sahibi lehine ve aleyhine delil olma hallerini ayrı ayrı ele alarak bir belirleme yapmaya çalıştık. Ayrıca lehe delil olma için öngörülen şartların gerçekleşmesiyle ticari defterlerin, gerek HMK m. 222’nın Hükümet Gerekçesinde yapılan açıklamalardan gerekse HMK m. 222/3’te yer alan “defter kayıtlarının aksi senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması” ibaresinden kesin delil olduğu ve ticari defterlerin aksinin de ancak kesin delillerle ispatlanacağı sonucuna varılacaktır. Bunun yanında ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması halinde de kesin delil olacakları kanaatindeyiz. Zira ticari defterlerin lehe delil olması için öngörülen sıkı şartların aleyhe delil olma durumu için öngörülmese de, hiçbir tacirin, kendi ticari defterlerine, kendi aleyhine delil olabilecek kayıt düşmesine aklen ve mantıken imkân yoktur.

HMK m. 222/3’te ticari defterlerin kanuna aykırı şekilde düzenlendiği hallerden sadece açılış ve kapanış onayları bulunmaması halini düzenlenmiştir. HMK m. 222/4’te kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmadan söz edilmemiştir. ETTK’da ise kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş ticari defterlerin sahibi ve halefleri aleyhine delil olacağı yönünde hüküm vardı (ETTK m. 84). O halde açılış veya kapanış onayının bulunmaması hali dışında ticari defterlerin 64 vd. da öngörülen düzen kurallarına aykırı olması halinde aleyhe delil olarak mı yoksa delil başlangıcı olarak mı kullanılacağı konusunda şunları söyleyebiliriz: Ticari defterler, “açılış ve kapanış onayı yapılmamış olma” hali dışında kanuna aykırı şekilde tutulmuşsa, delil başlangıcı kabul edilebilir. Fakat bu konuda, HMK m. 222/2’de yer alan “kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmadan” ibaresinin HMK m.222/4’e eklenmesinin unutulduğu söylenebilir. Bu nedenle HMK m. 222/4 ile HMK m. 222/2 birlikte değerlendirilerek kanuna göre eksik ve usulsüz düzenlenen ticari defterlerin sahibi aleyhine (kesin) delil olabileceği de kabul edilebilir. Bu sonuca HMK m. 222/3’ün son cümlesinde yer alan “bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine kayıtlar birbirinden ayrılmaz” hükmünden de varılabilir. Ancak HMK m. 222’nin mevcut düzenlemesi karşısında ve ikinci görüş için ticari defterlerin kanuna aykırı tutulması halinde ikrarın bölünebilirliği kuralından yola çıkarak yaptığımız açıklamaların karışıklığı nedeniyle ilk görüşün daha isabetli olduğu kanaatindeyiz. Bu sorun ancak HMK m. 222/2’de yer alan “kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmadan” ibaresinin HMK m.222/4’e eklenmesiyle kesin olarak çözüme kavuşturulur.

HMK m. 222/2’de yer alan hükmün lafzına bakıldığında, ticari defterlerin sadece delil olması için şartlar öngördüğü şeklinde bir sonuç çıkmaktadır. Ancak amaçsal (gai) yorum çerçevesinde yorum yaparak bu hükümde yer alan şartların ticari defterlerin sahibi lehine delil olmaları için ön görülen şartlar olarak anlamak gerekir.

Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması doğaldır. Fakat sahibi lehine delil olması istisnai bir durumdur. Usul hukukumuzda bir kimsenin yazısı veya sözü kural olarak kendi aleyhine delil olarak kullanılır. Ticari defterlerin belli şartların altında sahibi lehine delil olması bu kuralın istisnasını oluşturmaktadır. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için HMK m. 22/2 ve 3’te öngörülen şartları taşıması gerekir.

Ticari defterlerin sahibi lehine delil olması “her iki taraf ticari defter tutma yükümüne tabi kişilerden olmalıdır” şartı HMK m. 222’de açıkça belirtilmemiştir. Ancak HMK m. 222/3’te yer alan “ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmeleri için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki” ibaresi ile HMK m. 222/5’te yer alan “taraflardan biri tacir olmasa dahi” ibarelerden bu şartın mevcut olması gerektiği sonucuna varabiliriz. Ticari defter tutmakla yükümlü olanlar tacirler, tacir sayılanlar ve tacir gibi sorumlu olanlardır. Ticari defterlerin delil olarak kullanılmasında uyuşmazlığın bir tarafını veya her iki tarafını tacir sayılanlar oluşturuyorsa ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için aranan “her iki taraf ticari defter tutma yükümüne tabi kişilerden olmalıdır” şartı gerçekleşmiş sayılır. Zira tacir sayılanlar tacirlere sağlanan haklardan yararlanabilirler. Ticari defter tutmanın kanunda tacire yüklenen bir yükümlülük olarak düzenlenmesi nedeniyle tacir gibi sorumlu olanların ticari defter tutmakla yükümlüdür. Ancak tacir gibi sorumlu olanlar ticari defterleri kendi lehine delil olarak kullanamayacaktır. Zira tacir gibi sorumlu olanlar tacirlere sağlanan haklardan yararlanamayacaklardır. Uyuşmazlığın bir tarafını tacir gibi sorumlu olan bir kimse diğer tarafını da tacir oluşturuyorsa tacir ticari defterlerini delil olarak kullanabilir. Tacir gibi sorumlu olanlar ticari defter tutmakla yükümlü olduğu için söz konusu bu şart sağlanmış olur. Uyuşmazlığın taraflarından birisi esnaf ise tacir olan diğer taraf ticari defterlerini delil olarak kullanamayacaktır. Zira esnaflar ticari defter tutmakla yükümlü olan kimselerden değildir.

Ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için gereken diğer şart “uyuşmazlığın her iki tarafında ticari defterlerine geçirmesi gereken bir işten kaynaklanması”dır. Bu şart da HMK m. 222’de açıkça belirtilmemiştir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için bu şart zorunludur. Zira “her iki tarafın ticari defter tutma yükümüne tabi kişilerden olması gerekir” şartının olduğu gibi “uyuşmazlık her iki tarafın da ticari defterlerine geçirmesi gereken bir ticari bir işten kaynaklanmalıdır” şartı da usul hukukumuza hâkim olan “iddia ve savunmada eşitlik ilkesi”nin bir gereğidir. Tartışmalı olmakla birlikte, kanaatimizce, bu şart içinde yer alan ticari iş kavramı ile anlatılmak istenen “her iki tarafın (iki tacirin) ticari işletmelerini ilgilendiren ve her iki tarafın karşılıklı olarak ticari defterlerine geçirmesi gereken hukuki işlemler”dir.

Ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için ticari defterlerin açılış ve/veya kapanış onaylarının yapılmış olması gerekir. Kapanış onayına tabi yevmiye defteri ve yönetim kurulu karar defterinin kapanış onayının yaptırılması için defter sahiplerine süre tanınması söz konusu defterlerin delil olmasında ortaya sorun çıkarmaktadır. Yevmiye defteri kapanış onayı süresinin TTK’da izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yapılabileceği şeklindeki düzenlemenin ortaya çıkaracağı tartışma; kapanış onayı yapılana kadar yevmiye defterinin lehe veya aleyhe delil olarak kullanılıp kullanılamayacağıdır. Kanaatimizce, kapanış onayı yaptırılmamış ise yevmiye defteri lehe delil olarak kullanılamayacaktır. Zira ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılabilmeleri için de ticari defterlerin açılış ve/veya kapanış onaylarının yaptırılması gerekir. Ayrıca kapanış onayının amacı ticari defter sayfalarının boş veya satırlarının aralıklı olup olmadığını belirlemek ve böylece sonradan eski tarihli kayıt yapılmasının önüne geçilmesidir. Tacir, kapanış onayı yaptırılmamış olan yevmiye defterine kendini haklı çıkaracak gerçeğe aykırı kayıtlar düşebilir. Bu nedenlerle kapanış onayı yaptırılmamış olan yevmiye defteri sahibi lehine delil olarak kullanılmamalıdır. Fakat bu durumda hâkim, tacire yevmiye defterinin kapanış onayını yaptırması için belirli bir süre verebileceği gibi ticari defterlere tacirin kendisini haklı çıkaracak kayıtlar eklemesini engellemek için kapanış onayını bizzat kendisi de yaptırabilir ve bu şekilde söz konusu defterler lehe delil olarak kullanılabilir. Kapanış onayı yaptırılmamış olan ve fakat henüz kapanış onayı öngörülmüş olan süre dolmamış olan yevmiye defterindeki kayıtlar sahibi aleyhine delil olarak da kullanılamaz. Zira kapanış onayı için öngörülmüş olan sürenin sonuna kadar beklemek tacirlere tanınmış bir haktır. Ayrıca kapanış onayının bu süre içinde yapılmaması tacire isnat edilebilecek bir kusur değildir. Bunlar (kapanış onayı için TTK m. 64/3’te öngörülen süre yevmiye defteri için öngörülen süre kadar uzun olmadığı için pek rastlanmayacak olsa da) aynı hal ve şartlar altında yönetim kurulu karar defteri içinde geçerlidir.

Ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için “ticari defter kayıtları birbirini doğrulamalıdır”. Bu şart ile anlatılmak istenenin tacirin tutmak zorunda olduğu ticari defterlere geçirmiş olduğu tüm kayıtların birbirini doğrulaması gerektiği kanaatindeyiz. Ticari defterler, tacirin kendisi tarafından oluşturulan ve lehe delil olarak kullanılabilen istisnai belgelerden oldukları için HMK’da öngörülen sık kayıt ve şartlardan olan “ticari defter kayıtları birbirini doğrulamalıdır” şartı da ticari defterlerin içerdiği kayıtların tamamı için geçerli olmalıdır. Yoksa ticari defterlerde uyuşmazlıkla ilgili kayıtların dışında yer alan diğer kayıtların tutarsız olması ticari defterlerdeki tüm kayıtların doğru olup olmadığı konusunda haklı bir endişenin doğmasına sebep olur, bir başka ifadeyle ticari defterlerde yer alan kayıtlara olan güven sarsılır.

Ticari defterlerini lehe delil olarak kullanmak isteyen tacirin ticari defterlerinde uyuşmazlık konusu hususa ilişkin bir kayıt yer alırken diğer tarafın ticari defterinde her hangi bir kayıt yer almaması ETTK ve HMK’da tamamen farklı düzenlenmiştir. HMK m. 222/3’te yer alan “ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için ….veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi …gerekir” şartı ETTK m. 85’te “… bu hususta hiçbir kaydı havi bulunmazsa … sözü geçen kaydın ispat kuvveti kalmaz” şeklinde HMK m. 222/3’e tamamen zıt olarak düzenlenmişti. ETTK m. 85’te yer alan bu ibareye tamamen zıt bir şekilde düzenlenen HMK m. 222/3’ün uygulamada hukuka ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracağı kanaatindeyiz. Bu yüzden HMK m. 222/3 hükmünün fazla mağduriyet ortaya çıkmadan değiştirilmeli ve HMK m. 222’ye ETTK m. 85’te yer alan hükme benzer bir hüküm getirilmelidir.

ETTK m. 86’da yer alan hükme benzer bir hüküm HMK m. 222’de yer almamaktadır. Her ne kadar HMK m. 222’de bu yönde bir hüküm yer almasa da, diğer taraf ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulmamışsa, açılış ve kapanış onayı yaptırılmamışsa ve ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbirini doğrulamıyorsa tacir ticari defterlerini kendi lehine delil olarak kullanabilmelidir. Zira diğer tarafın ticari defterlerinin HMK m. 222/2’de öngörülen şartlara uygun şekilde tutulmuş olması, tacirin kendi defterlerini lehe delil olarak kullanmasını engelleyebilecek bir ön şart olarak HMK m. 222/3’te öngörülmektedir. Eğer diğer tarafın ticari defterleri HMK m. 222/2 uygun şekilde tutulmamışsa tacirin ticari defterlerini lehine delil olarak kullanmasını engellemesi söz konusu olmayacaktır. O halde tacir ticari defterlerini lehine delil olarak kullanabilecektir. Aynı şekilde tacir, diğer tarafın hiç ticari defterinin bulunmaması halinde de kendi ticari defterlerini lehine delil olarak kullanabilir. Zira kendi ticari defterlerinin bulunması halinde, diğer taraf, sadece tacirin ticari defterlerini lehine delil olarak kullanmasını engelleyebilir. Eğer diğer tarafın ticari defteri bulunmuyorsa kendi ticari defterleri ile tacirin ticari defterlerini lehine delil olarak kullanmasını engelleyemeyecektir. Fakat diğer taraf tacirin ticari defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin kanıtlarla ispat edebilir. Bu konuda ortaya çıkabilecek tereddütlerin ortadan kaldırılması için ETTK m. 86’da yer alan hükme benzer bir hükmün HMK m. 222’ye eklenmesi gerekmektedir. Yine ETTK m. 86’de düzenlenen diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi halini HMK m. 222’de düzenlememiştir. Bu durum da ortaya çıkabilecek sorunlar iki şekilde aşılabilir: İlk olarak TTK m. 4/2’de yer alan, “ticari davalarda deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (yani HMK) hükümlerine tabidir” hükmünü ile TTK m. 83’te yer alan “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır.” hükmünün göndermesiyle ortaya çıkacak sorun HMK m. 220 çerçevesinde çözülmeye çalışılır. HMK m. 220 çerçevesinde ticari defterlerin ibraz edilmesi, bir tarafın delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmesi hali için değildir. Zira delillerin hasredilmesi özel olarak HMK m. 222/5’te düzenlenmiştir. İkinci olarak da HMK m. 222/3’e kanuni düzenlemeyle ETTK m. 86’da yer alan hükme paralel bir hüküm eklenerek ortaya çıkacak sorunlar çözülebilir. HMK m. 222/3’e bu tarz bir ekleme yapıldığında durum şöyle olacaktır; diğer taraf (davalı tacir) ibraz kararına rağmen ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmez ise tacir ticari defterlerini lehine delil olarak kullanarak iddiasını ispat edebilir. Bu durumda dahi diğer taraf tacirin ticari defterlerindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispat edebilir ve tacirin ticari defterlerinde yer alan lehe kayıtların etkisini ortadan kaldırabilir.

Tacirler arasında çıkan bir uyuşmazlıkta taraflardan biri ticari defterlerini lehe delil olarak kullanmak için ibraz eder diğer taraf da ticari defterleri zayi olduğu için zayi belgesi ibraz edebilir. Bu durumda ticari defterlerini ibraz eden tacir söz konusu ticari defterleri lehine delil olarak kullanıp kullanamayacağı konusunda şunu söyleyebiliriz: Diğer tarafın zayi belgesi almasıyla ticari defterlerini ibraz yükümlülüğü kalmayacak ve tacirin iddiasını başka delillerle ispat etmesi gerekecektir. Yani ticari defterlerini bu durumda kendi lehine delil olarak kullanamayacaktır. Bir başka ifadeyle zayi belgesinin alınması diğer tarafı ticari defterlerini ibraz etme yükümlülüğünden ve dolayısıyla ibrazdan kaçınmanın sonuçlarından kurtarır.

Usul hukukuna hâkim olan, “bir kimsenin kendi yazısının veya sözünün kural olarak kendi lehine değil aleyhine delil olması” yönündeki ilke gereğince tacir (veya yardımcıları) tarafından tutulan ticari defterler kendisi aleyhine de delil olur. Ticari defterlerin kanuna uygun şekilde tutulsun ya da tutulmasın tacir aleyhine delil olacağı yönündeki ETTK m. 84’te yer alan düzenlemeye benzer bir düzenleme HMK m. 222/4’de yer almamaktadır. Hatta HMK m. 222/4’te “açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları”nın sahibi aleyhine delil olacağı şeklinde ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olmasını sınırlayıcı şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Bir başka ifadeyle HMK m. 222/4 ile birlikte kanun koyucu hem ticari defterlerin kanuna aykırı şekilde tutulma hallerini sadece ticari defterlerin açılış veya kapanış onaylarının bulunmaması ile sınırlandırılmıştır hem de ticari defterlerin kanuna uygun şekilde tutulmuş olmaları halinde de sahibi aleyhine delil olabileceği hususuna değinmemiştir.

Ticari defterler şu durumlarda sahibi aleyhine delil olarak kullanılır: Ticari defterlerin açılış veya kapanış onaylarının bulunmaması ve içerdiği kayıtların birbirini doğrulamaması halinde, pek mümkün olmasa da tacir aleyhine kayıtlar içeren kendi ticari defterlerine dayanması halinde, son olarak ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılması (başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine dayanılması ve delilin karşı tarafın ticari defterlerine hasredilmesi) halinde ticari defterler sahibi aleyhine delil oluşturur.

Karşı tarafın ticari defterlerine dayanılması halinde ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olmasına ilişkin olarak ilk durum olan başka delillerle karşı tarafın ticari defterlerine dayanılması halinde karşı tarafın ticari defterlerinin ibrazı ve bunun sonuçları TTK m. 83 ve HMK m. 219 ve 220 hükümlerine (yani genel hükümlere) tabidir. Bir başka ifade ile iddiasını ispat etmek isteyen taraf delilini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği için, (önceden ETTK m. 83/2’deki şimdi ise) HMK m. 222/5’teki özel hüküm burada uygulanmaz. Delilin karşı tarafın ticari defterlerine hasredilmesi hali olan ikinci durumda ise özel ve istisna hüküm olan HMK m. 222/5 uygulanacaktır.

Zayi belgesi almamış veya zayi belgesi almayı ihmal etmiş olan tacir, ticari defterlerini ibraz etme durumunda kalırsa ve ticari defterlerin zayi olmalarından dolayı ibrazı mümkün olmaz ise ETTK’nın yürürlük döneminde zayi belgesi almayan bir tacir ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılırdı (ETTK m. 68/4). Ancak ne TTK’da ne de ticari defterlerin ispata ilişkin hükümlerini düzenleyen HMK’da benzer bir hükme yer verilmemiştir. Ticari defterlerine dayanılan tacirin ticari defterlerinin zayi olduğunu ancak zayi belgesiyle ispat edebileceğini ve zayi belgesi almamış ise ticari defterlerinin zayi olduğunu ispatlayamayacağı için, karşılaşacağı yaptırımın yeni düzenlemelerde bu yönde bir hüküm olmasa da ticari defterleri ibrazdan kaçınmış sayılmadır. Burada üzerinde durulması gereken ve tartışmalı bir olan bir husus da delilin karşı tarafın ticari defterlerine hasredilmesi halinde, ticari defterlerinin zayi olması sonucu karşı taraf zayi belgesi alırsa delilini hasreden taraf başka delil ileri sürebilecek midir? Bu konuda farklı görüşler bulunmaktadır; ancak katıldığımız görüşe göre, delilin karşı tarafın ticari defterlerine hasredilmesinden sonra, diğer taraf zayi belgesi getirirse, kural olarak, delillerini hasreden tarafın, başka bir delil ileri sürmesi olanağı ortadan kalkar. Ancak istisnai hallerde delilini hasreden taraf başka deliller ileri sürebilir. Örneğin, karşı tarafın ticari defterlerine delilini hasreden taraf, karşı tarafın muvafakati etmesi gibi istisnai durumlarda yeni delil gösterebilir.

Ticari defterlerin delil olarak kullanılmasında uyulması gereken usul işlemlerinden biri de ticari defterlerin ibrazıdır. Mahkeme, ticari defterlerin ibrazına resen veya taraflardan birinin talebiyle karar verileceği hem TTK m. 83/1’de hem de HMK m. 222/1 ifade edilmiştir. ETTK’nın yürürlükte olduğu dönemde mahkeme, belli şartların varlığı halinde ticari defterlerin ibrazına karar verebiliyordu. Bir başka ifadeyle ETTK m. 80/1’e göre ticari defterlerin ibraz edilmesi için dava sırasında haklı bir menfaatin varlığı ispat edilmiş olması ve ayrıca mahkeme ispat bakımından ticari defterlerin ibrazını zorunlu görmesi gerekirdi. Ticari defterlerin ibrazına karar verilebilmesi için yeni düzenlemelerde herhangi bir şartın yer almaması, mahkemelere ticari defterlerin ibrazına karar verme konusunda geniş bir takdir hakkı tanımaktadır. Bu yüzden söz konusu bu geniş takdir yetkisi çerçevesinde mahkemenin, dava sırasında haklı bir menfaatin varlığının ispat edilmiş olmasını, ispat ba­kımından ticari defterlerin ibrazının zorunlu görmesi gerektiğini, hatta ETTK m. 80/1’de ye almasa da uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgili olması gerektiğini şart olarak arayabileceği kanaatindeyiz.

Ticari defterlerin ibraz yükümlülüğünün saklama süresinden sonra sona erip ermeyeceği konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Tacirin ticari defterlerine geçirmesi gereken ticari işlere ilişkin olan kayıtlar, ticari defterlerin saklama süresi geçmiş olsa bile önem taşıyabileceği ve bazı durumlarda çok daha eski belgeler hiçbir güçlük yaşanmadan ibraz edilebildiği için TTK m. 82/5’te öngörülen saklama süresinin geçmiş olması ticari defterleri ellinde bulunduran tacirin ibraz yükümlülüğünden kaçınmalarına imkân vermeyeceği yönündeki görüşe katılmaktayız.

Ticari defterlerin zayi olması halinde TTK m. 82/7 uyarınca zayi belgesi alan tacir ticari defterleri zayi olduğu için ibraz edemeyecek ve ticari defterleri ibraz edemeyeceği için ibrazdan kaçınmış sayılmayacak ve ibraz yükümlülüğü de kalmayacaktır. Ticari defter tutmakla yükümlü olanlar Kanun’da belirtilen saklama süresi geçtikten sonra ticari defterleri yok ettiklerini ileri sürerse hâkim bu beyanın doğru olup olmadığını araştırır ve bu beyanların doğru olmadığını veya ticari defterlerin kötü niyetle yok edildiğini tespit ederse HMK’da öngörülen yaptırımları bu ticari defterler içinde uygulayabilir.

Ticari defterlerin dayanağı olan belgelerin gerekip gerekmediği doktrinde tartışmalıdır. Ancak katıldığımız görüşe göre, ticari defterlerin delil olarak kullanılmasında ticari defterlerin dayanağı olan belgelerin ayrıca ibrazına kural olarak, gerek yoktur. Zira ticari defterlerin dayanağı olan belgelerin de ibrazı aranmış olsaydı ticari defter tutulmasının ve ticari defterlerle ispat usulünün hiçbir önemi kalmamış olurdu. Ayrıca ticari defterlerle ispatı düzenleyen HMK m. 222 hükmü sadece ticari defterlere özel bir delil olma vasfını yüklemiştir. Ticari defterlerin dayanağı olan belgelerin ibrazının gerekmediğini kabul etmekle beraber, ispat için dayanak belgelerin ibrazı zorunlu ise bu belgelerin ibrazına karar verilebilir. Bu konuda kısmen katıldığımız bir diğer görüş ise VUK m. 227/1’ın ticari defterler defterlerle ispatta uygulanacağı yönündedir. TTK m. 64/5’in göndermesiyle VUK’a göre tutulacak olan ticari defterler açısından bu görüşe katılmaktayız. Zira tacirler, VUK hükümleri uyarınca ticari defterler tutmak zorunda olabilecek ve VUK’a göre tutulacak olan ticari defterlere VUK m. 227/1 hükmü uygulanabilecektir.

Ticari defterlerin tamamının incelenebilmesi için teslim edilmesi gerekir. Ticari defterlerin teslimine ilişkin olarak ETTK m. 79 hükmü ticari defterlerin teslimini “miras, şirket ve iflas işleri” ile sınırlamıştı. Ancak TTK m. 85, eski düzenlemeden farklı olarak, ticari defterlerin sadece “miras, şirket ve iflas işlerinde” değil “malvarlığı hukukuna ilişkin olan tüm uyuşmazlıklarda” teslimine ve bütün içeriklerinin incelenmesine karar verilebileceği öngörülmüştür. TTK m. 85 miras ortaklığı ve şirket tasfiyesini malvarlığı hukukuna ilişkin davalara örnek olarak gösterilmiştir.

Delil sözleşmesinin konusu her çeşit delil olabileceğinden, taraflar aralarındaki hukuki ilişkinin ticari defterlerle ispat edilebileceği yolunda delil sözleşmesi, özellikle de münhasır delil sözleşmesi yapabilirler. Fakat yalnızca ticari defterleri veya yalnızca bir tarafın ticari defterlerini konu alan münhasır delil sözleşmeleri ve bu sözleşmelerin geçerliliği önem arz etmektedir. Her iki tarafın ticari defterlerini konu alan münhasır delil sözleşmesi ve yalnızca bir tarafın ticari defterlerini konu alan münhasır delil sözleşmesi, örneğin banka kredi sözleşmeleri, yapıldığı takdir söz konusu delil sözleşmesi taraflardan birinin ispat hakkını kullanmasını imkânsız kılıyor veya fevkalade güçleştiriyorsa delil sözleşmesi geçersizdir. Zira taraflara delil sözleşmesi yapabilme imkânının tanınmasının temel amacı, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde senetle ispat zorunluluğunu yumuşatmak, bir anlamda ispat vasıtası olarak kullanılacak delillerin sayısını arttırmaktır. Bir başka ifadeyle maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için taraflara kullanılacak deliller açısından daha fazla imkân sağlamaktır. Oysa münhasır delil sözleşmesiyle ispat vasıtası olarak kullanılabilecek olan deliller sınırlandırılmakta ve maddi gerçeğin or­taya çıkarılması da zorlaştırılmaktadır. İspatın amacı da maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için de taraflara kolaylık tanınmalıdır.

Ayrıca her iki tarafın veya yalnızca bir tarafın ticari defterlerinin delil olacağına ilişkin olarak yapılan münhasır delil sözleşmesi, genel işlem koşulu şeklinde bir sözleşmede yer almışsa bu koşulun geçerli olması, karşı tarafın bu konuda bilgilendirilmesi ve bu şartın karşı tarafça kabul edilmesine bağlıdır; aksi halde delil sözleşmesine ilişkin şart yazılmamış sayılır (TBK m. 21). Bu yüzden ticari defterlere ilişkin olarak yapılan münhasır delil sözleşmesi genel işlem koşulları içerinde yer alıyor ve karşı taraf bu konuda açıkça bilgilendirilerek delil sözleşmesini kabul etmemişse ticari defterlere ilişkin olarak yapılan münhasır delil sözleşmesine ilişkin şart yazılmamış sayılır ve karşı taraf başka deliller ileri sürerek iddiasını ispat edebilir. Ancak yalnızca taraflardan birinin ticari defterlerinin delil olacağı yönünde yapılan münhasır delil sözleşmesi her ne kadar genel işlem koşulları içerisinde yer alsa da karşı taraf, söz konusu koşul hakkında açıkça bilgilendirilip koşulu kabul ederse delil sözleşmesi genel işlem şartı olarak sözleşmenin kapsamına girer ve artık karşı taraf iddiasını ispat etmek için ticari defterlerden başka delil kullanamayacaktır. Fakat ticari defterlere ilişkin olarak yapılan münhasır delil sözleşmesi genel işlem şartı şeklinde hazırlanmış ve karşı taraf da bu şartı bilgilendirilerek kabul etmiş olsa dahi, söz konusu delil sözleşmesi karşı tarafın ispat hakkının kullanımını imkânsız kılıyor veya fevkalade güçleştiriyorsa geçersiz sayılacaktır (HMK m. 193/2).

Ticari defterlerin zaman bakımından uygulanmasına yönelik olarak ETTK m. 82-86 hükümlerinin mi yoksa HMK m. 222 hükmünün mü uygulanacağı konusunda HMK m. 222 hükmünün uygulanması gerektiğini kabul etmekteyiz. Zira HMK m. 222’nin yürürlüğe girmesiyle ETTK m. 82-86 hükümleri uygulanamaz hale gelmiştir. Bir başka ifadeyle ETTK m. 82-86 hükümleri her ne kadar HMK m. 222 hükmü ile 01.010.2011-01.07.2012 tarihleri arasında yürürlükte olsa da HMK m. 222 hükmü ile fiilen yürürlükten kalkmıştır. Ayrıca HMK’nın zaman bakımından uygulanması sadece HUMK’un hükümlerini değil, şimdi HMK’da düzenlenip önceden diğer kanunlarda yer alan usul hükümlerini de etkilemektedir. Bir başla ifadeyle, ETTK m.82-86 hükümleri maddi hukukta düzenlenmiş ancak usul hukuku hükmü olduğu için HMK m. 448 hükmünün uygulanmasından etkileneceği kanaatindeyiz. Dolayısıyla ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere 01.10.2011 tarihinden itibaren tamamlanmış işlemler hariç HMK m. 222 uygulanmalıdır.

Bu değerlendirmelerden sonra ileride ticari defterlerle ispat konusunda yapılabilecek düzenlemeler için önerimiz şu şekilde olabilecektir:

KAYNAKÇA*

AKER, Halit, Türk Ticaret Kanunu Madde 14 Hakkında Bazı Düşünceler ve Yeni Bir Tacir Türü “Hâkim Teşebbüs”, Batider 2009, C. XXV, S. 2,     s. 229-295.

AKYOL, Şener, Banka Sözleşmeleri, (Ord. Prof. Dr. Kemaleddin Birsen’e Armağan), İstanbul 2001.

ALANGOYA, Yavuz/YILDIRIM, M. Kamil/YILDIRIM, Nevhis DEREN, Medeni Usul Hukuku Esasları, 7. Baskı, İstanbul 2009.

ALBAYRAK, Hakan, İflasın Kaldırılması, Ankara 2007 (Albayrak - İflas).

ALBAYRAK, Hakan, Medeni Usul ve İcra İflas Hukukunda Yaklaşık İspat, Ankara 2013 (Albayrak -Yaklaşık İspat).

ALTAŞ, Soner, Ticari Defterlerin Kapanış Onaylarını Yaptırmayı Unutmayın, Yaklaşım, Mart 2013, S. 243, , http://uye.yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013 (Altaş - Kapanış).

ALTAŞ, Soner, Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Ticari Defterlerin Açılış ve Kapanış Tasdikleri, Yaklaşım, Ekim 2011, S. 226, http://uye.yak­lasim.com, Erişim: 18.12.20139 (Altaş - Açılış).

ALTAY, Sıtkı Anlam, Ticari Defterlerin İspat Gücüne Özgü Hukuki Sorunlar, Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun Ticari İşletme Hukuku Alanında Getirdiği Yenilikler Sempozyumu, İstanbul 2012, s. 100-109.

ALTUĞ, Osman, Muhasebe-Hukuk İlişkileri, İstanbul 1999.

ANSAY, Tuğrul, Adi Şirket Ortakları Tacir midir?, Ortakların Ticaret Unvanı, Defter Tutma, AÜHFD, 1968, C. 25, s. 263-266.

ANTALYA, O. Gökhan, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’na Göre Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Cilt I, 1. Baskı, İstanbul 2012.

ARAR, Kemal, Kara Ticaret Hukuku, Cilt: I, Ankara 1942.

ARKAN, Sabih, Ticari İşletme Hukuku 17. Baskı, Ankara 2012 (Arkan - 17. Baskı)

ARKAN, Sabih, Ticari İşletme Hukuku, Gözden Geçirilmiş ve Genişletilmiş Onuncu Baskıdan 12. Tıpkı Basım, Ankara 2008 (Arkan - 12. Baskı).

ARSEVEN, Haydar, Yeni Ticaret Kanunumuzun Getirdiği Yenilikler, İktisat ve Maliye Mecmuası, 15Aralık 1956, S. 9, C. III, s.373-380.

ARSLAN, Cem Barlas, Türk Ticaret Kanunu Tasarısında Ticari Defterler ve Belgeler, Terazi Aylık Hukuk Dergisi, Yıl:4, S. 33, Mayıs 2009, s. 45-51.

ARSLAN, Ramazan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Delil Sözleşmesi Konusunda Getirdiği Yenilikler, Bankacılar Dergisi, Özel Sayı (Ocak 2013), s. 67-71.

ARSLANLI, Halil, Kara Ticareti Hukuku Dersleri, 3. Bası, İstanbul 1960.

ATALAN, Mustafa, Ticari Defterlerin Delil Niteliği, İstanbul 2004.

ATAMER, Yeşim, Sözleşme Özgürlüğünün Sınırlandırılması Çerçevesinde Genel İşlem Şartlarının Değerlendirilmesi, 2. Bası, İstanbul 2001 (Atamer - 2001).

ATAMER, Yeşim, Yeni Türk Borçlar Kanunu Hükümlerine Uyarınca Genel İşlem Koşullarının Denetlenmesi -TKHK m. 6 ve TTK m. 55, F. 1 İle Karşılaştırmalı Olarak, Türk Hukukunda Genel İşlem Şartları Sempozyumu, Bildiriler-Tartışmalar, Ankara 8 Nisan 2011, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, s. 9-73 (Atamer - Yeni).

ATEŞ, Mustafa, HMK Yargıtay İlke Kararları, Cilt II, Ankara 2013.

ATLI, Mustafa Sırrı/ÇEVİK, Orhan Nuri, Mevzuatımızda Defter ve Belgeler, Ankara 1981.

AYAN, Mehmet, Medeni Hukuka Giriş, Güncelleştirilmiş 5. Baskı, Konya 2011.

AYHAN, Rıza, Ticari İş - Ticari İşletme – Tacir - Ticaret Sicili - Ticaret Unvanı - Haksız Rekabet, EÜHFD, C. XVI, S. 3-4, s. 31-53 (Ayhan- Tacir).

AYHAN, Rıza, Ticari İşletme Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2007, s. 542      (Ayhan - İşletme).

AYHAN, Rıza/ÖZDAMAR, Mehmet/ÇAĞLAR, Hayrettin, Ticari İşletme Hukuku, 6. Baskı, Ankara 2013.

AYVAZ, Sema Taşpınar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) Zaman Bakımından Uygulanması, Ankara 2013.

BAHTİYAR, Mehmet, 6335 Sayılı Kanun İle Yeni TTK’da Yapılan Değişiklikler ve İşletmeler/Şirketler İçin TTK’ya Uyum Takvimi, İstanbul 2012 (Bahtiyar - Uyum Takvimi).

BAHTİYAR, Mehmet, Ticari İşletme Hukuku, Yeni TTK’ya Uyarlanmış 14. Bası, İstanbul 2013 (Bahtiyar - İşletme).

BAHTİYAR, Mehmet, Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun Getirdiği Yenilikler, İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezi Cumartesi Forumları-4, İstanbul 2012, s. 105-163 (Bahtiyar - Yenilikler).

BAHTİYAR, Mehmet/BİÇER, Levent, Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Ticari Defterler Tutma Yükümlülüğü ve Ticari Defterlerin İspat Gücü, Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Haziran 2013, C. I,      S. 1, s. 15-32.

BATIREL, Ömer Faruk, Tacirler, Yeni Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Ödevi, İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Yıl: 11, S. 22, Güz 2012/2, s. 9-24.

BATTAL, Ahmet, Bankacılık İşlemlerinde İspat Usulü ve Delil Sözleşmeleri, Batider 1997, C. XIX, S. 2, s. 129-140 (Battal - Delil Sözleşmeleri).

BATTAL, Mehmet, Tacir Gibi Sorumlu Olan (TK. 14/3), Tacir Olmanın Hangi Sonuçlarına Tabi Olmalıdır?, s. 539-556 (Battal - Tacir Gibi Sorumlu Olan).

BELGESAY, M. Reşit, Formalizm ve Ticari Defterlerin İspat Kuvveti, İBD, 1957, S. 3-4, s. 61-68 (Belgesay - Formalizm)

BELGESAY, M. Reşit, Ticari Muamelelerin İspatı ve Ticari Defterlerin Ziyaı, İBD, Ekim- Aralık 1957, S. 10-12, s. 297-302 (Belgesay - İspat).

BERZEK, Ayşe Nur, Ticaret Hukukunun Genel İlkeleri, 10. Baskı, İstanbul 2013.

BİLEN, Abdülkadir, Ticari Defterler ve Türk Ticaret Kanunu Tasarısında Ticari Defterlere İlişkin Hükümlerin Değerlendirilmesi, Muhasebe ve Finansman Dergisi, S. 34, Nisan 2007, s. 121-132.

BİLGİLİ, Fatih, Ticari Defter- Cari Hesap- Acente, EÜHFD, C. XVI,         S. 3-4, s. 55-91.

BİLGİLİ, Fatih/Demirkapı, Ertan, Ticaret Hukuku Bilgisi, 4. Baskı, Bursa 2013,

BİLGİŞİN, Şevket Memedali, Ticaret Hukuku Prensipleri, C. I, 2. Bası, İstanbul 1948.

BİRSEL, , M. Tevfik, Ticari İşletme Hukuku, C. I, İzmir 1970.

BOZER, Ali/GÖLE, Celal, Ticari İşletme Hukuku, 2. Bası, Ankara 2013.

BÖRÜ, Levent/KOÇYİĞİT, İlker, Ticari Dava, Ankara 2013.

BUDAK, Ali Cem, Karşılaştırmalı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Gözden Geçirilmiş ve Güncellenmiş 7. Baskı, Ankara 2014 (Budak - Kanun).

BUDAK, Ali Cem, Ticari, Defterlerle İspat Usulü Kaldırılmamalıdır, YÜHFD, C. II, S. 1, Yıl 2005, s. 511-521 (Budak - İspat Usulü).

ÇAKIR, Yasin, Türk Ticaret Kanunu’nda Yer Alan Ticari Defterlere İlişkin Hükümlerin Son Değişiklikler Karşısındaki Durumu, Yaklaşım, Ekim 2012, S. 238, http://uye.yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013 (Çakır - Değişiklik).

ÇAKIR, Yasin, Yeni TTK Uyarınca Ticari Defterlerin Tutulmasında Uyulması Gereken Usul ve Esaslar, E-Yaklaşım, Aralık 2012, S. 240, http://uye.yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013 (Çakır - Defter).

ÇALIŞKAN, Merdan, Türk Ticaret Kanunu Tasarısında Ticari Defterler ve Tasdik İşlemleri, E-Yaklaşım, Temmuz 2010, S. 211, http://uye. yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013.

ÇEKER, Mustafa, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Ticaret Hukuku, 6335 sayılı Kanuna Göre Yenilenmiş 6. Baskı, Adana 2013.

ÇERNİS, Volf, Ticaret Kanunumuzun Ticari Defterler Hakkındaki Hükümlerine Toplu ve Tenkidi Bir Bakış, İBM, 1944, Yıl XIII, S. 12, s. 729-746 ve devamı 1945, Yıl XIX, S. 1, s. 20-42,

ÇİFTÇİ, Pınar, Bir Hukuk Genel Kurulu Kararı Işığında Özellikle Medeni Usul Hukuku Açısından Delil Sözleşmelerinin Geçerliliği Sorunu, DEÜHFD, C. 11, Özel S. 2009, s. 129-182.

ÇİMŞİR, Selim, Vergi ve Ticaret Hukuku Açısından Ticari Defterler, İstanbul 2010.

DEDEAĞAÇ, Ender, “6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na Göre Ticari Defterlerin Delil Olma Özellikleri”, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na Göre Görev ve Yetki, Ankara 2011, s. 211-219.

DEMİR, Şeref, Türk Ticaret Kanunundaki Değişikliklerin Muhasebe ve Vergilendirme Yönüyle Değerlendirilmesi, Mali Çözüm Dergisi Mart-Nisan 2011, s. 43-70.

DERYAL, Yahya, Ticaret Hukuku Bilgisi (Özet Ders Kitabı), Trabzon 2010, s. 98 (Deryal - Özet).

DERYAL, Yahya, Ticaret Hukuku, Güncellenmiş 8. Baskı, Trabzon 2005, s. 123 (Deryal - Ticaret).

DEYNEKLİ, Adnan, Ticari Defterlerin İspat Kuvveti, İstanbul 1987.

DİNÇ, Mutlu, Türk Ticaret Kanunu, Ankara 2011.

DOĞANAY, İsmail, Tacir Olmayan Bir Kimse, Tacir Sıfatına Haiz Olan Hasmının, Ticari Defter Kayıtlarına Dayanabilir mi?, Recai Seçkin’e Armağan, Ankara 1974, s. 735-755 (Doğanay - Defter Kayıtları).

DOĞANAY, İsmail, Ticari Defter ve Belgelerin Kaybolması Hali ve Mahkemeden Alınması Gereken Kayıp Belgesi, Yaklaşım, Temmuz 1993, http://uye.yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013 (Doğanay - Zayi).

DOĞANAY, İsmail, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, Birinci Cilt, Tümden Gözden Geçirilmiş ve Yenilenmiş 3. Baskı, Ankara 1990 (Doğanay - Şerh).

DOĞANAY, İsmail, Türk Ticaret Kanununun, Ticari Defterlerle İlgili Hükümler Üzerine Bir inceleme, Batider 1971, C. VI, S. 1, s. 1-39 (Doğanay - İnceleme).

DOĞRUSÖZ, A. Bumin, Ticari defterlerde Kapanış Tasdiki, Yaklaşım, Ocak 1994, S. 13, http://uye.yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013.

DOĞRUSÖZ, Bünyamin/ONAT, Özgür/TÖRALP, Funda Tunçel, Gerekçe, Karşılaştırmalı Maddeler, Komisyon Raporları, Önergeler ve Karşılaştırmalı Tabloları ile TÜRK TİCARET KANUNU, Cilt I, Ankara 2011.

DOMANİÇ, Hayri Tür Ticaret Kanunu Şerhi, Cilt: I, İstanbul 1988 (Domaniç - Şerh).

DOMANİÇ, Hayri, Ticaret Hukuku’nun Umumi Esasları, İstanbul 1970 (Domaniç - Esaslar).

DOMANİÇ, Hayri/ULUSOY, Emre, Ticaret Hukukunun Esasları, TTK Tasarısı ve Gerekçeleri ile Birlikte Gözden Geçirilmiş ve Yenilenmiş         5. Baskı, İstanbul 2007.

DURSUN, Hasan, Yeni Ticaret Kanununun Vergi Hukukuna Etkileri, İstanbul 2011.

DURSUN, Ali Turanlı, Ticari Defterlerin Kapanış Tasdiklerinin Yaptırılma Zorunluluğu, E-Yaklaşım, Ocak 2012, S. 229, http://uye.yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013 (Dursun - Tasdik).

DURSUN, Ali Turanlı, Yeni Türk Ticaret Kanunu’ nda Ticari Defterlerin Tasdiki ve Tutulmasına İlişkin Yükümlülükler, Yükümlülüklerini Yerine Getirmeyen Tacirlere Uygulanacak Yaptırımlar, Yaklaşım, Aralık 2013, S. 252, http://uye.yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013 (Dursun - Yaptırım).

ERDEM, Tahir, Ticari Defterlerin Kapanış Onayı, Yaklaşım, Temmuz 2013, S. 247, http://uye.yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013.

ERDÖNMEZ, Giray, Medeni Usul Hukukunda Belgelerin İbrazı Mecburiyeti, 1. Baskı, İstanbul 2010 (Erdönmez - İbraz 1).

ERDÖNMEZ, Giray, Medeni Usul Hukukunda Belgelerin İbrazı Mecburiyeti, 2. Baskı, İstanbul 2014 (Erdönmez - İbraz 2).

EREM, Turgut S., Ticaret Hukuku Prensipleri, Cilt: I Ticari İşletme,          10. Baskı, İstanbul 1983.

EREN, Fikret, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununa Göre Hazırlanmış Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 14. Baskı, Ankara 2012.

ERİŞ, Gönen, Açıklamalı-İçtihatlı En Son Değişikli Türk Ticaret Kanunu Ticari İşletme ve Şirketler, Gözden Geçirilerek Güncellenmiş ve Genişletilmiş 4. Baskı, Birinci Cilt, Ankara 2007 (Eriş - 2007).

ERİŞ, Gönen, Gerekçeli-Açıklamalı-İçtihatlı 6335 Sayılı Kanunla Güncellenmiş Yeni TTK Hükümlerine Göre Ticari İşletme ve Şirketler, 2. Cilt, Ankara 2013 (Eriş - Yeni).

ERİŞ, Gönen, Gerekçeli-Adliye Komisyonu Raporlu-Madde Açıklamalı-En Son İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu, Birinci Cilt Ticari İşletme ve Şirketler, Ankara 1987 (Eriş - 1987).

GENÇCAN, Ömer Uğur, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yorumu, Bilimsel Açıklama- Son İçtihatlar, Ankara 2013.

GENÇTÜRK, Muharrem, Ticari Defterlerin Delil Niteliği, İstanbul 1996.

GÖKSU, Mustafa, Hukuk Yargılamasında Karşı Tarafın Elindeki Belgelere Delil Olarak Başvurulabilmesi, MİHDER, S. 13, 2009/2, s. 251-282.

GÜMÜŞ, Mustafa Alper, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Şerhi, Cilt 1, İstanbul 2014.

GÜVENOL, Reyhan, Ticari Defterlerle İspat, İstanbul 1987.

HELVACI, Mehmet, Kanunen Tutulması Gereken Ticari Defterlerin Mevcut Olmaması veya Bunların İntizamsız Bir Surette Tutulması, Yaklaşım, Mayıs 1996, http://uye.yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013.

HİRŞ, Ernst E., Ticaret Hukuku Dersleri, 3. Bası, İstanbul 1948.

HUYSAL, Ayşegül Sezgin, Yeni TTK ve HMK Çerçevesinde Ticari Defterler, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununu Beklerken (Sempozyum), MÜHFD, C. 18, S.2 (Özel Sayı), Yıl: 2012, s. 191-204.

IŞIK, Ümit, Son Değişiklikleri İle Yeni Türk Ticaret Kanunu Açısından Ticari Defterleri Tutma Mükellefiyeti ve Yükümlülüğe Uymamanın Sonuçları, E-Yaklaşım, Temmuz 2013, S. 247, http://uye.yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013.

İMREGÜN, Oğuz, Kara Ticareti Hukuku Dersleri, 11. Bası, İstanbul 1996.

İNANÇ, Mustafa, Yeni Türk Ticaret Kanunu’n da Ticari Defter Tutma, Envanter, Değerleme, Saklama ve İbraz Yükümlülüğü, Mali Çözüm Dergisi, Mayıs - Haziran 2011, s. 227-245.

 KANER, İnci Deniz, Deniz Ticareti Hukuku, Gözden Geçirilmiş ve Genişletilmiş 3. Baskı, İstanbul 2013.

KAPLAN, İbrahim, Banka Standart Sözleşmeleri ve Banka Genel İşlem Şartları, Batider 1991, C. XVI, S. 2, s. 49-89.

 

KARAHAN, Sami, Ticari İşletme Hukuku, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu, 6098 Sayılı Borçlar Kanunu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 6335 sayılı Kanuna Göre Güncellenmiş 23. Baskı, Konya 2012 (Karahan - İşletme).

KARAHAN, Sami, Yeni Kanuni Düzenlemelerde Ticari Defterlerin Delil Olması, Yaklaşım Dergisi, Ekim 2012, S. 238, http://uye.yaklasim. com, Erişim: 18.12.2013 (Karahan - Delil).

KARAYALÇIN, Yaşar, Muhasebe Hukuku, Genişletilmiş 2. Baskı, Ankara 1988 (Karayalçın - Muhasebe).

KARAYALÇIN, Yaşar, Ticaret Hukuku Dersleri I. Giriş-Ticari İşletme,        3. Baskı, 1968 (Karayalçın - İşletme).

KARSLI, Abdurrahim, Medeni Muhakeme Hukuku, 6100 Sayılı HMK Hükümlerine Göre Yargıtay Kararları İşlenmiş ve Gözden Geçirilmiş           3. Baskı, İstanbul 2012.

KAYA, Ali, HOROSAN, Emre, Ticari defterlere İlişkin Yeni Ticaret Kanunu Hükümlerinin Muhasebe Açısından Değerlendirilmesi, MÜHFD,   Cilt 18, S. 3, Yıl 2012, s. 269-293, s. 279, http://dosya.marmara. edu.tr, Erişim: 26.12.2013.

KAYA, Ali, Ticari Defterlerin Delil Niteliği, 13. 06. 2007, http://www. turkhukuksitesi.com, Erişim:18.12.2013).

KAYAR, İsmail, Türk Ticaret Kanunu Tasarısının Ticaret Sicili, Ticari Defterler ve Cari Hesap Hükümlerinin Değerlendirilmesi, YÜHFD, C. II,          S. 1, Yıl: 2005, s. 353-381.

KAYIHAN, Şaban, YASAN, Mustafa, 6335 Sayılı Kanun ile Güncellenmiş Yeni Türk Ticaret Kanununa Göre Ticari İşletme Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2013.

KENDİGELEN, Abuzer, Türk Ticaret Kanunu Değişiklikler, Yenilikler ve İlk Tespitler, Değişiklikler İşlenmiş ve Güncellenmiş 2. Baskı, İstanbul 2012 (Kendigelen - Yenilikler).

KENDİGELEN, Abuzer, Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun Genel Olarak Değerlendirilmesi ve Başlangıç Hükümleri, EÜHFD, C. XVI, S. 3-4,            s. 1-29 (Kendigelen - Değerlendirme).

KENTER, Rayegan/ÇETİNGİL, Ergon/YAZICIOĞLU, Emine, Deniz Ticareti Hukuku Temel Bilgiler, Cilt I, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na Göre Güncellenmiş 13. Baskı, İstanbul 2013.

KILIÇ, Halil, Açıklamalı-İçtihatlı 6100 Sayılı HMK, Cilt II, Ankara 2011.

KILIÇOĞLU, Ahmet M., Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Genişletilmiş 17. Baskı, Ankara 2013.

KILIÇOĞLU, Mustafa, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu El Şerhi, Birinci Baskı, İstanbul 2012.

KIRTILOĞLU, S. Serhat, İflas Davası, Ankara 2009.

KİRAZ, T. Özgür, 6100Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu İle Getirilen Yenilikler, 2. Baskı, Ankara 2012 (Kiraz - Yenilikler).

KİRAZ, T. Özgür, Medeni Yargılama Hukukunda İKRAR, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na Göre Eklenmiş ‘Giriş’ Bölümü Hariç          2. Tıpkı Baskı, Ankara 2013 (Kiraz - İkrar).

KOCAMAN, Arif B., Bankaların Tacir ve Sanayiciler ile Yapmış Oldukları Genel Kredi Sözleşmelerindeki Genel İşlem Şartlarının Hukuki Açıdan Değerlendirilmesi ve Çözüm Önerileri, Ünal Tekinalp’e Armağan, C. I, İstanbul 2003, s. 1085-1127.

KONURALP, Haluk, Medeni Usul Hukukunda İspat Kurallarının Zorlanan Sınırları, Ankara 2009, s. 60 (Konuralp - İspat).

KONURALP, Haluk, Medeni Usul Hukukunda Yazılı Delil Başlangıcı, Ankara 2009 (Konuralp - Delil Başlangıcı).

KURU, Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Bası, Cilt: II, İstanbul 2001 (Kuru, Usul, C. II).

KURU, Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt: III, İstanbul 2001 (Kuru, Usul, C. III).

KURU, Baki, ARSLAN, Ramazan, YILMAZ, Ejder, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve İlgili Mevzuatlar, 39. Baskı, Ankara 2013 (Kuru/Arslan/ Yılmaz - Kanun).

KURU, Baki/ARSLAN, Ramazan/YILMAZ, Ejder, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 6100 Sayılı HMK’na Göre Yeniden Yazılmış 24. Baskı, Ankara 2013 (Kuru/Arslan/Yılmaz - Usul).

KURU, Baki/BUDAK, Ali Cem, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Getirdiği Başlıca Yenilikler, İBD, C. 85, S. 5, Yıl 2011, s. 3-43.

KUTADGU, Mukib Cevdet, Yeni Ticaret Kanununa Göre Tüccarın Defter Tutma Mükellefiyeti, İktisat ve Maliye Dergisi, 15 Aralık 1957, S. 9,         C. IV, s. 384-398.

LIGHT, Didem Algantürk, Denizde Çatma Hukuku, 1. Baskı, İstanbul 2011.

MACİT, Mehmet Emin, Türk Ticaret Kanunu’na Göre Ticari Defterlerin Hukuki Niteliği ve Delil Olma Fonksiyonu, Kütahya 1996.

METİN, İlkten, Ticari Defterlerin İspat Kuvveti, İstanbul 1988.

MİMAROĞLU, Sait Kemal, Ticaret Hukuku, Birinci Cilt Ticari İşletme Hukuku, Genişletilmiş 3. Baskı, Ankara 1978.

MOROĞLU, Erdoğan, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Değerlendirme ve Öneriler, 7. Baskı, İstanbul 2012.

 MUŞUL, Timuçin, Medeni Usul Hukuku, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Esas Alınarak Hazırlanmış 3. Baskı, Ankara 2012.

NETEK, Okan, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’na Göre Ticari Defter Tutma ve Envanter, Yaklaşım, Ekim 2012, S. 238, http://uye. yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013.

OLGAÇ, Senai/ÇENBERCİ, Mustafa, İspat Hukuku Yönünden Ticari Defterler, Batider 1965, C. III, S. 1, s. 102-119.

ÖNCEL, Mualla/KUMRULU, Ahmet/ÇAĞAN, Nami, Vergi Hukuku, Gözden Geçirilmiş, Değiştirilmiş 22. Baskı, Ankara 2013.

ÖNEN, Ergun, Medeni Yargılama Hukuku, Ankara 1979.

ÖNER, Adil, Ticari Defterlerin Kapanış Tasdiki, Yaklaşım, Ocak 1994,           S. 13, http://uye.yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013.

ÖNGEN, Safiye, Ticari Defterlerin Açılış ve Kapanış Tasdikleri, Yaklaşım Dergisi, Aralık 2004, S. 144, http://uye.yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013.

ÖZBALCI, Yılmaz, Vergi Usul Kanunu Yorum ve Açıklamaları, Ankara 2010.

ÖZDEMİR, Ersin, Ticari Defterlere Kapanış Tasdiki Yaptırmamanın Hukuki Ve Cezai Sonuçları, Yaklaşım Dergisi, Şubat 2008, S. 182, http:// uye.yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013.

ÖZEKES, Medeni Usul Hukukunda Hukuki Dinlenilme Hakkı, Ankara 2003.

ÖZKAYA, Niyazi, Defter Tasdikinde Özellikli Durumlar, Yaklaşım, Aralık 2010, S. 216, http://uye.yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013 (Özkaya - Özellik).

ÖZKAYA, Niyazi, TTK ve VUK Açısından Defter Tasdikinin Önemi,        E-Yaklaşım, Aralık 2008, S. 192, http://uye.yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013 (Özkaya - Defter).

PAMUKÇU, Fatma, Yeni Türk Ticaret Kanunu’n Muhasebe Uygulamalarına Getirdiği Yenilikler, Yaklaşım, Nisan 2011, S. 220, http://uye. yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013.

PEKCANITEZ, Hakan/ATALAY, Oğuz/ÖZEKES, Muhammet, Medeni Usul Hukuku, 13. Baskı, Ankara 2012 (Pekcanıtez/Atalay/Özekes - Usul).

PEKCANITEZ, Hakan/ATALAY, Oğuz/ÖZKAN, Meral Sungurtekin/ ÖZEKES, Muhammet, İcra ve İflas Hukuku, 10. Baskı, Ankara 2012 (Pekcanıtez/Atalay/Özkan/Özekes - İcra).

POROY, Reha, Ticari İşletme Hukuku, 2. Baskı, İstanbul 1977.

POROY, Reha/YASAMAN, Hamdi, Ticari İşletme Hukuku, 6102 Sayılı TTK Nazara Alınarak Genişletilmiş ve Güncelleştirilmiş 14. Bası, İstanbul 2012 (Poroy/Yasaman - 14. Bası).

POROY, Reha/YASAMAN, Hamdi, Ticari İşletme Hukuku, Genişletilmiş ve Güncelleştirilmiş 13. Bası, İstanbul 2010, s. 235-234 (Poroy/Yasaman - 13. Bası).

POSTACIOĞLU, İlhan E., Medeni Usul Hukuku Dersleri, 1711 Sayılı Kanuna Göre Yazılmış 6. Bası, İstanbul 1975.

PÜRSÜNLERLİ, Elif, Ticari Defterlere Kapanış Tasdiki Yaptırılması ve Yaptırmayanların Karşılaşacağı Sorunlar, Yaklaşım Dergisi, Ocak 2001, http://uye.yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013.

REİSOĞLU, Safa, Türk Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 23. Baskı, İstanbul 2012.

RÜZGARESEN, Cumhur, Medeni Muhakeme Hukukunda Usul Ekonomisi İlkesi, Ankara 2013.

SAKA, Zafer, Ticaret Hukuku (Ticari İşletme), İstanbul 1998.

SENGİR, Turgut, Ticari Defterlerin İspat Kuvveti, Batider 1969, C.5, S. 2, s.259-261.

SOMUNCUOĞLU, Ünal, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’na Göre Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olma Nitelikleri, İBD, Cilt: 86, S. 1, 2012,     s. 198-202 (Somuncuoğlu - İbraz).

SOMUNCUOĞLU, Ünal, Belirsiz Zorunlu Defterler Ve Uygulamadaki Bazı Sorunlar, Batider 1978, C. IX, S. 4, s. 1069-1075, s. 1069 (Somuncuoğlu - Sorunlar).

SOMUNCUOĞLU, Ünal, Türk Ticaret Kanununun Ticari Defterlerle İlgili Hükümleri Üzerine Bir İnceleme, İBD, 1976, S. 1-4, C. 50, s. 163-174 (Somuncuoğlu - İnceleme).

SÖZER, Bülent, Deniz Ticareti Hukuku (Gemi- Donatan- Taşıyan ve Deniz Ticareti Hukuku’nda Sorumluluk Rejimi), 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun Hükümlerine Göre Hazırlanmış 2. Baskı, İstanbul 2012 (Sözer - Deniz Ticareti).

SÖZER, Bülent, Deniz Ticareti Hukuku- I (Ders Kitabı), İstanbul 2013 (Sözer - Ders Kitabı).

SUSMUŞ, Türker, Kapanış Tasdikinin Yapılmış Olması Ticari Defterlerin Delil Niteliği Taşıdığını Göstermez, Vergi Dünyası Aylık Dergi Mart 2004, S. 271, http://www.vergidunyasi.com.tr, Erişim: 26.12.2013.

ŞAHAN, Havva Gül, Kuruluşu, İşlevleri ve İşleyişi Bakımından Medeni Yargılama Hukukunda Özel Görevli Mahkemeler, Ankara 2012.

ŞEN, İsa, Yeni TTK’da Ticari Defterler, 03.06.2011, http://www.muhase­betr.com, Erişim: 18.12.2013.

ŞENER, Oruç Hami, Satış Noktasından Elektronik Fon Transfer Sistemi ve Hukuki Niteliği, Türkiye Bankalar Birliği, İstanbul 2000 (Şener - Fon Transferi).

ŞENER, Oruç Hami, Ticari Defterlerin ve Belgelerin Saklanması, Zıyaı, Zayi Belgesi, Böyle Bir Belgenin Alınması ve Alınmamasının Hüküm ve Sonuçları, DEÜHFD, C. 6, S. 1, Yıl: 2004, s. 233-294 (Şener - Zayi).

ŞUA, İbrahim Halil, TTK Tasarısına göre Ticari Defterlere Getirilen Yenilikler Ve Değerlendirilmesi, Adalet Dergisi, S. 27, Ocak 2007, http:// www.yayin.adalet.gov.tr, Erişim: 18.03.2014).

TAŞDELEN, Nihat, 6102 Sayılı Ticaret Kanunu’na Göre Ticari Defterler, İÜHFD, Cilt: 3, S. 1, Yıl 2012, s. 257-295.

TAŞPINAR, Sema, Medeni Yargılama Hukukunda İspat Sözleşmeleri, Ankara 2001.

TEKİL, Fahiman, Ticari İşletme Hukuku, İstanbul 1990.

TEKİNALP, Ünal, 40. Yılında Türk Ticaret Kanunu, İstanbul 1997 (Tekinalp - 40. Yıl).

TEKİNALP, Ünal, Ticari Defterlerde İspat Usulü, Türkiye 3’üncü Muhasebe Kongresi İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi, İstanbul 1959 (Tekinalp - İspat).

TEKİNALP, Ünal, Türk Bankacılık Uygulamasında Genel İşlem Şartları, Prof. Dr. Ernst Hirsch’in Hatırasına Armağan, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayını, Ankara 1985, s. 119-160 (Tekinalp - Şartlar).

TOKSAL, Baki, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, Cilt: I, Ankara 1986.

TUTUMLU, Mehmet Akif, Yeni Yargıtay Kararları Bağlamında: Usul Kurallarının Zaman Bakımından Uygulanma Alanı, Terazi Aylık Hukuk Dergisi, Yıl: 7, S. 70, Haziran 2012, s. 104-109.

TUZTAŞ, Hüseyin, Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması, http://www. sevgi pinari.org, Erişim: 28.12.2013, s. 1-24, s. 6.

 ULUSOY, Yılmaz, Vergi Usul Kanununda Türk Ticaret Kanununda Kooperatifler Kanununda ve Özel Kanunlarda Ticari Defterler Ticari Belgeler, Ankara 1981.

UMAR, Bilge, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Ankara 2011

ÜLGEN, Hüseyin/TEOMAN, Ömer/HELVACI, Mehmet/KENDİGELEN, Abuzer/KAYA, Arslan/ERTAN, N. Füsun Nomer, Ticari İşletme Hukuku, Birinci Basıdan Üçüncü (Tıpkı) Bası, İstanbul 2009.

ÜNAL, Süleyman, Ticari Defter ve Belgelerin Mahkemeye İbrazı ve TTK Tasarısının Ticari Defterlere İlişkin Düzenlemesi, Yargıtay Dergisi, Ocak-Nisan 2006, S. 1-2, C. 32, s. 169-186.

ÜSTÜNDAĞ, Saim, İflas Hukuku, Gözden Geçirilmiş ve Yenilenmiş         8. Baskı, İstanbul 2009 (Üstündağ - İflas)

ÜSTÜNDAĞ, Saim, Medeni Yargılama Hukuku, Cilt I-II, Gözden Geçirilmiş ve Yenilenmiş 7. Baskı, İstanbul 2000 (Üstündağ - Usul).

VURAL, Mahmut, Türk Vergi ve Ticaret Hukukunda Defterlerin Delil ve İspat Bakımından Önemi, Vergi Dünyası, Aralık 1986, http://www. vergidunyasi.com.tr, Erişim: 20.12.2013.

YAKIM, Bahar, Yeni Ticaret Kanunu Muvacehesinde Ticari Defterler, Adalet Dergisi, 1957, S. 3, Yıl: 48, s. 288-294.

YALÇIN, Onur, Banka Kredi Sözleşmelerindeki Genel İşlem Şartlarının Geçerliliği, Ankara 2006.

YARBAŞ, Fevzi, Ticaret ve Vergi Davalarında Ticari Defterlerin Delil Niteliği, 2. Baskı, Ankara 1996.

YAVAŞ, Murat, Senetle İspat ve Senede Karşı Senetle İspat Kuralları İle Bu Kuralların İstisnaları, Ankara 2009.

YAVUZ, Mustafa, Son Değişiklikler Kapsamında Ticari Defterlerin Açılış ve Kapanış Onayları, Yaklaşım, Ekim 2012, S. 238, http://uye. yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013.

YAVUZ, Nihat, Öğreti ve Uygulamada Sözleşmedeki Haksız Şartlar, Güncellenmiş 3. Baskı, Ankara 2012.

YELMEN, Adem, Türk Borçlar Kanunu’na Göre Genel İşlem Şartları, Ankara 2014.

YILDIRIM, M. Kamil, Medeni Usul Hukukunda Delillerin Değerlendirilmesi, İstanbul 1990.

YILDIZ, Seyfi/ASLANOĞLU, Suphi, TTK ve VUK Açısından Ticari Defterler ve Ticari Defterlerde Kapanış Tasdiki, Yaklaşım Dergisi, Haziran 2006, S. 162, http://uye.yaklasim.com, Erişim: 18.12.2013.

YILMAZ, Ejder, (Medeni Yargılama Hukukunda) Yemin, 2. Baskı, Ankara 2012 (Yılmaz - Yemin).

YILMAZ, Ejder, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, 2. Baskı, Ankara 2013 (Yılmaz - Şerh).

YILMAZ, Ejder, Ticari Defterlerin Delil Olması ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Bu Konuda Getirdiği Yenilikler, Bankacılar Dergisi, Özel Sayı, 2013, s. 28-41 (Yılmaz - Delil).

YÜCEL, Müjgân Tunç, HMK m. 222 Çerçevesinde Ticari Defterlerle İspata İlişkin Bazı Sorunlar, MİHDER- C. 9, S. 25, 2013/2, s. 115-140.

 

İnternet Erişim Kaynakları;

Kazancı İçtihat Bilgi Bankası.

http://www.hukukturk.com.

http://www.avukatgazetesi.com.

 

 



*      Dipnotlarda tek eseri olan yazarlar yalnızca soyadları ile anılmıştır. Bir yazarın birden fazla eserine atıf yapılması halinde kısaltmalar parantez içinde gösterilmiştir.

İÇİNDEKİLER


ÖNSÖZ 7
KISALTMALAR CETVELİ 15
GİRİŞ 17


BİRİNCİ BÖLÜM
TİCARİ DEFTERLER


§ 1. TİCARİ DEFTERLER HAKKINDA GENEL BİLGİLER 21
I. Ticari Defter Kavramı 21
II. Ticari Defterlerin Tarihi Gelişimi 22
III. Ticari Defter Tutmanın Yararı ve Amacı 24
A. Ticari Defter Tutmanın Yararı 24
B. Ticari Defter Tutmanın Amacı 28
IV. Ticari Defterlerin Tutulması Hususunda Sistemler 29
A. Serbesti Sistemi 29
B. Yasal Sistem 30
C. Karma Sistem 30


§ 2. TİCARİ DEFTERLERİN TUTULMASI VE SAKLANMASI 32
I. Ticari Defter Tutma Yükümlülüğü 32
A. Ticari Defter Tutma Yükümlülüğünün
Başlaması ve Sona Ermesi 32
1. Genel Olarak 32
2. Gerçek Kişi Tacirler Bakımından 33
3. Tüzel Kişi Tacirler Bakımından 35
4. Hâkim Teşebbüs ve Donatma İştiraki Bakımından 36
B. Ticari Defter Tutmakla Yükümlü Olanlar 37
1. Genel Olarak 37
2. Gerçek Kişi Tacirler 37
3. Tüzel Kişi Tacirler 40
4. Hâkim Teşebbüs ve Donatma İştiraki 42
5. Esnafın Durumu 43
C. Ticari Defter Tutma Yükümlülüğünün
Yerine Getirilmesi 43
II. Tutulması Gereken Ticari Defterler 45
III. Ticari Defterlerin Tutulma Usulü 53
A. Genel Olarak 53
B. Ticari Defterlerin İçeriğine Yönelik İşlemlerin Usulü 54
C. Ticari Defterlerin Onaylanmasının Usulü 57
IV. Ticari Defterlerin Saklanması ve Ziyaı 61
A. Ticari Defterlerin Saklanması 61
B. Ticari Defterlerin Ziyaı 63
V. Ticari Defterlerle İlgili Yükümlülüklere
Uyulmamasının Sonuçları 68
A. Cezai Sonuçlar 68
B. Hukuki Sonuçlar 69

İKİNCİ BÖLÜM
TİCARİ DEFTERLERİN İSPAT KUVVETİ

§ 1. MEDENİ YARGILAMA HUKUKUNDA GENEL OLARAK DELİLLER VE SENETLE İSPAT ZORUNLULUĞU 71
I. Deliller 71
A. Delil Kavramı 71
B. Delil Türleri 71
1. Kesin Deliller 72
2. Takdiri Deliller 72
II. Senetle İspat Zorunluluğu 73
A. Genel Olarak Senet Kavramı ve Senet Çeşitleri 73
B. Senetle İspat Kuralı ve İstisnaları 74
C. Senede Karşı Senetle İspat Kuralı ve İstisnaları 78

§ 2. TİCARİ DEFTERLERLE İSPAT USULU 80
I. Genel Olarak 80
II. İspat Aracı Olarak Ticari Defter Kavramının Sınırları 82
III. Kime Ait Ticari Defterler Kimlerin İlgili Olduğu
Davalarda Delil Olabilir 83
IV. Ticari Defterlerin İspat Alanı 86
V. Ticari Defterlere Delil Olma İşlevinin Verilmesinin Sebepleri 93
VI. Ticari Defterlerin Delil Olarak Hukuki Niteliği 95

A. Genel Olarak 95
B. Ticari Defterlerin Delil Olarak Hukuki Niteliğine
İlişkin Görüşler 96
1. TTK ve HMK’nın Yürürlüğe Girmesinden Önce
İleri Sürülen Görüşler 96
a. Ticari Defterleri Kesin Delil Olarak
Kabul Eden Görüşler 97
b. Ticari Defterleri Kesin Delil Olarak
Kabul Etmeyen Görüşler 101
2. TTK ve HMK’nın Yürürlüğe Girmesinden Sonra
İleri Sürülen Görüşler 104
a. Ticari Defterleri Kesin Delil Olarak
Kabul Eden Görüşler 105
b. Ticari Defterleri Kesin Delil Olarak
Kabul Etmeyen Görüşler 108
c. TTK ve HMK’d aki Düzenlemeler Çerçevesinde
Kanaatimiz 109
d. Genel Olarak Yargıtay’ın Görüşü 117
VII. Ticari Defterlerin Delil Olma Durumları 121
A. Genel Olarak 121
B. Ticari Defterlerin Sahibi Lehine Delil Olması 123
1. Genel Olarak 123
2. Ticari Defterlerin Sahibi Lehine Delil Olması İçin
Gereken Şartlar 125
a. Her İki Taraf Ticari Defter Tutma Yükümüne
Tabi Kişilerden Olmalıdır 125
b. Uyuşmazlık Her İki Tarafın da
Ticari Defterlerine Geçirmesi Gereken
Bir Ticari Bir İşten Kaynaklanmalıdır 132
c. Delil Oluşturması İstenen Ticari Defterler Kanuna
Uygun Şekilde Tutulmalıdır 136
d. Ticari Defter Kayıtları Birbirini Doğrulamalıdır 143
e. Karşı Taraf İleri Sürülen İddiayı
Kendi Ticari Defter Kayıtları Veya
Diğer Kesin Delillerle Çürütememiş Olmalıdır 145

3. Ticari Defterlerin Sahibi Lehine Delil Olmasının Hukuki Sonuçları 152
a. Genel Olarak 152
b. İkrarın Bölünmezliği Kuralının
Kanuna Uygun Şekilde Tutulmuş Ticari Defterlere
Uygulanması 153
C. Ticari Defterlerin Sahibi Aleyhine Delil Olması 158
1. Genel Olarak 158
2. Ticari Defterlerin Sahibi Aleyhine Delil Olması İçin
Gereken Şartlar 159
a. Ticari Defterlerin Açılış veya Kapanış Onaylarının
Bulunmaması ve İçerdiği Kayıtların
Birbirini Doğrulamaması 159
b. Taraflardan Birinin Kendi Ticari Defterlerine
Dayanması 160
c. Taraflardan Birinin Karşı Tarafın
Ticari Defterlerine Dayanması 161
(1) Genel Olarak 161
(2) Başka Delillerle Birlikte Karşı Tarafın
Ticari Defterlerine Dayanması 162
(3) Delilin Karşı Tarafın Ticari Defterlerine
Hasredilmesi 164
3. Ticari Defterlerin Sahibi Aleyhine Delil Olmasının
Hukuki Sonuçları 173
a. Genel Olarak 173
b. İkrarın Bölünmezliği Kuralının
Kanuna Uygun Şekilde Tutulmamış
Ticari Defterlere Uygulanmaması 173
VIII. Ticari Defterlerin İncelenmesi 175
A. Genel Olarak 175
B. Ticari Defterlerin İbrazı 176
C. Ticari Defterlerin Dayanağı Olan Belgelerin
İbrazının Gerekip Gerekmediği 184
D. Ticari Defterlerin Teslimi 188
IX. Ticari Defterlerin Delil Sözleşmesine Konu Olması 191
A. Genel Olarak 191
B. Her İki Tarafın Ticari Defterlerinin
Delil Sözleşmesine Konu Olması 193
C. Yalnız Bir Tarafın Ticari Defterlerinin
Delil Sözleşmesine Konu Olması 197
X. Ticari Defterlere İlişkin Hükümlerin
Zaman Bakımından Uygulanması 202

SONUÇ 207
KAYNAKÇA 221
ÖZET 235
ABSTRACT 237

Yorum Yap

Lütfen yorum yazmak için oturum açın ya da kayıt olun.