Hukuk Sözlüğü

Yayınevi: Yetkin Yayınları
Yazar: Ejder YILMAZ
ISBN: 978-975-464-091-5
Stok Durumu: Stokta var
138,55 TL 163,00 TL

Adet

 
   0 yorum  |  Yorum Yap
Kitap Künyesi
Yazar Ejder YILMAZ
Baskı Tarihi 2011/01
Baskı Sayısı 10
Boyut 16x24 cm (Standart Kitap Boyu)
Cilt Sert Kapak (İplik Dikiş)

HS001
Hukuk Sözlüğü
Prof. Dr. Ejder YILMAZ
2011 Yenilenmiş 10. Baskı , 1550 Sayfa Ciltli 
ISBN 978-975-464-091-5 

      

Bilindiği gibi hukuk dili, herkesin kolaylıkla anlayamadığı bir dildir. Bunun başlıca nedeni, bir bilim dalı olarak hukukun kendisine özgü bir terminolojisinin (teknik terimlerinin) bulunmasıdır. Bir başka neden ise, ülkemizde yasaların dilinin oldukça eski ve ağır olmasıdır. Öyle ki, yasaların halk için yapılmasına ve yasayı bilmemenin özür sayılmamasına karşın, hukuk metinlerini okuyup anlayabilmek, az da olsa biraz hukuk bilgisini gerektirmektedir.

      Bununla birlikte, kendi kişisel gözlemlerim göstermektedir ki, eskilerden (sözgelimi, 1960’lı yıllardan) günümüze doğru, yasakoyucular yasaları, bilim adamları hukuk kitaplarını ve yargıçlar yargısal kararlarını, gittikçe daha güzel, anlaşılır ve duru bir Türkçe ile kaleme almaktadırlar. Bütün bunların sonucunda, günümüzde hukuk metinlerinin eskiye oranla çok daha kolay anlaşılabildiğini, sevinerek söylemek gerekir.

       Bu arada, hiç şüphesiz “hukukta öztürkçeleştirme (Güzel Türkçemizi yabancı sözcüklerden arındırma)” akımının başarılı olması da büyük etkendir. İçlerinden biri olmakla kıvanç duyduğum bu akımın önderlerine buradan selâm olsun; aramızdan ayrılanların yerleri “Cennet” olsun !

       Hukuk öğrenimine yeni başlayan ve hukuka ilgi duyan herkes, hukuk metinlerini anlayabilmek için, hukuk terminolojisini içeren kitaplara büyük ihtiyaç duyar. Ülkemizde bu gereksinimin yeterince karşılandığı söylenemez. Bilim adamları, bugüne değin, 1944 yılında Türk Hukuk Kurumu tarafından yayımlanmış, daha sonra tıpkı basımı yapılmış olan çok değerli ve ancak bugün için oldukça “eskimiş” bulunan, “Türk Hukuku Lügatı” dışında, bu konuya pek ilgi göstermemişlerdir. Bilim adamları dışındaki bazı hukukçuların ve hatta (ilginçtir ki) hukukçu olmayan (!) bazı kişilerin yayımlamış bulundukları hukuk sözlüklerinin de amaca hizmet edebildiğini söylemek oldukça zordur.

       1967 yılında AÜ Hukuk Fakültesi’nde hukuk öğrenimime başladığımda, en çok zorlandığım hususlardan biri de, ders kitaplarını ve yasa metinlerini anlamakta çektiğim sıkıntı idi. Fakülte okuma salonunda bulunan bir “hukuk sözlüğü”ne ne kadar çok baktığımı, bugün bile çok iyi hatırlıyorum. Daha o tarihlerde, iyi bir hukuk sözlüğünün büyük bir ihtiyacı karşılayabileceğini düşünmeye başlamıştım.

       Bu düşüncelerin etkisi altında, “Hukuk Sözlüğü”mün ilk baskısını bir deneme olarak 1976 yılında yayımladım. Bu ilk baskı, yaklaşık altıbin sözcüğü içeren, nitel (içerik) ve nicel (görünüş) açıdan küçücük bir kitapçıktan ibaretti. Ancak, bu kitapçıktan yararlananların çokluğu ve aldığım olumlu ve hatta   olumsuz tepkiler, bu konudaki çalışmalarıma hız verdi, şevk kattı. Yeni sözcüklerle devamlı olarak genişletilerek 1982’de ikinci, 1986’da üçüncü, 1992’ de dördüncü, 1996’da beşinci; 2001’de altıncı; 2002’de yedinci; 2004’de sekizinci; 2005’de dokuzuncu baskılar yapıldı; şimdi de, aradan geçen zamanın etkisiyle yapılan ekleme ve yenilemelerle değiştirilen elinizdeki onuncu baskıya ulaşıldı.

       Bugüne kadar yayımlamış bulunduğum (nicel açıdan üst üste konulduğunda fiziksel olarak boyumu epeyce aşan) üçyüzü aşan  kitap, makale, konferans, tebliğ ve benzeri eserlerim bakımından, belli bir süre geçtikten sonra, diğer meslektaşlarım gibi ben de genellikle, “daha iyisini yazabilirdim” demişimdir. Ancak itiraf etmeliyim ki, bunu en çok “Hukuk Sözlüğü”mde dedim durdum. Dokuzuncu  baskısının basımından sonra hazırladığım bu “Sunuş”umda da aynı şeyi tekrarlıyorum. Çünkü, otuzbeş yılı geçen sözlükçülük deneyimimden ve çok çeşitli branştan yerli / yabancı yüzlerce sözlük ve ansiklopediyi inceledikten sonra şuna inandım ki, hiçbir sözlük “tam” olamaz. Bir ünlü deyişle, “eksiklik, sözlüklere özgüdür”. Hele hele konu hukuk olunca, bu deyiş daha da anlam kazanmaktadır. Çünkü insanlığın gelişimine paralel olarak, hukuk da, hemen her gün gelişmekte, yeni yeni hukuk kavramları ortaya çıkmakta ve varolan bazı kavramlar içerik değiştirmekte veya tarihe karışmaktadır. Buna bağlı olarak, hukuk sözlüklerinin eskimesi ve daha da eksik hale gelmesi kaçınılmazdır. Bu durum, yalnızca bize özgü değildir. Bilebildiğim kadarıyla, Alman, Fransız ve İngiliz / Amerikan hukukçularının yararlandığı hukuk sözlükleri için de aynı şey sözkonusudur.

       Bu nedenle, hukuk sözlükleri de kendini yenilemek durumundadır. Bunun iyi bir örneği,  Dünyanın yaşayan en büyük hukuk sözlüklerinden olan (Amerikan) Black’s Law Dictionary’dir. Bu sözlüğün ilk baskısı, 1891’de yapılmış ve daha sonra yapılan çeşitli baskılarıyla büyüyerek günümüze kadar gelinmiştir. Black’s Law Dictionary’nin geçirdiği heyecan verici evrim, 2009’da yapılan 9 uncu baskısında yeralan “önsöz”lerden anlaşılmaktadır.  120 yıllık bu uzun ömür, anılan sözlüğün değerini ve ona verilen önemi göstermektedir. Hemen belirtmeliyim ki, andığım Sözlük, uzun ömürü yanısıra, pekçok yazarın ortak ürünü olma özelliğini de yansıtmaktadır.

       Aslında “hukuk sözlüğü”, tek (bir) bilim adamının altından kolay kalkabileceği bir yük değildir. Ancak ülkemizde, diğer bilim alanlarında olduğu gibi, hukuk alanında da “ortak çalışma ruhu” yeterince gelişememiştir. Bütün arayış çabalarıma karşın, ”Hukuk Sözlüğü”m, benim dışımda ikinci bir “yazarı”nı bulamadı. Öyle görünüyor ki, bu “ağır yük”üm, taşıyabildiğim kadarıyla bir süre daha böyle devam edecek ve tek başıma, “iğne ile kuyu kazma”ya devam edeceğim. Herşeye rağmen, bir bilim adamı ve sokaktaki bir insan olarak, bu “kuyu”da biriken suların fazlalaşmasını görmek, yorgunluğumu almaktadır. Çünkü, yeni tanıştığım bazı hukukçuların, genellikle kısa bir duraklama geçirdikten sonra, Hukuk Sözlüğü’mü hatırlayıp, “Siz, O’sunuz !” diye tepki vermeleri, doğrusu beni oldukça keyiflendirmektedir!  Benzeri şekilde, “Hukuk Sözlüğü”mün, internet ortamında da yayınlanan çeşitli yüksek mahkeme kararlarında  ve son zamanlarda yayınlanan hukuk kitaplarının kaynakçalarında sıkça yeralmakta oluşu da, emeklerimin boşa gitmediğini göstermektedir.

       “Hukuk Sözlüğü”mde yeralan kavramların / sözcüklerin seçiminde, pek çok sayıda yapıttan yararlanılmış olup, ilk baskısından bu yana bunların sayıları, binlerle ve binlerle ifade edilebilir. Bunlar arasında, tüm mevzuat (yasalar, tüzükler, yönetmelikler ve diğerleri), şerhler, ders kitapları, monografiler, maka­leler, yerli ve yabancı çeşitli sözlükler, ansiklopediler ve benzerleri ile yüksek mahkeme kararları sayılabilir.

       Okuyucularım belki ilginç  ve hatta garip bulabilirler: Yaklaşık otuzbeş yıldır, beynimin bir noktası, okuduğum herşeyde aynı zamanda, “Hukuk Sözlüğü’me koyabileceğim bir kavram / sözcük / kelime olabilir mi’ye şartlanmıştır”. Gördüğüm her yeni kavram / sözcük / kelimeyi hemen bir yere not etme ve bunları ofisime yahut evime gelirgelmez, ilk işim olarak, “işlenen nüshalar” diye adlandırdığım “Hukuk Sözlüğü”mün içine atma alışkanlığı edinmişimdir. İtiraf edeyim ki, Hukuk Sözlüğü’mün elinizdeki 10 uncu baskısının metin kısmının matbaa baskısının bitip de, şimdi işbu “Sunuş”u yazmam arasındaki kısacık zaman içerisinde bile yeni tespit ettiğim ve artık 10 uncu baskıya koyabilme şansını kaybettiğim, ancak bundan sonraki baskıya koyma arzu ve ümidinde bulunduğum bazı sözcükleri ve kavramları da hemen bir yana kaydettiğimi vurgulamak isterim. Ayrıca, “Hukuk Sözlüğü”mden yararlandığını söyleyen herkese, “bulamadığınız bir kelime varsa bana bildiriniz” ricasını hep tekrarlar dururum. Hukukçu olan veya olmayan pekçok kişiden bu yolla çok yararlandım.

       Yararlı olabilmek ve yararlananların sayısını artırabilmek amacıyla Sözlüğe, hukuk terimlerinin yanısıra, hukuka komşu ve hukukla ilgili özellikle (felsefe, sosyoloji, ekonomi, işletme, maliye, muhasebe vb) bilim dallarının, hukukçunun işine yarayacağını düşündüğüm terimleri ile hukukçunun bil­mesi gerekli Osmanlıca, Latince ve diğer bazı yabancı dillere ait günlük yaşamda karşılaştığımız sözcükleri de koydum. Bunu yapmamın bir nedeni, “Hukuk Sözlüğü”mün, aynı zamanda  “hukukçunun sözlüğü” işlevini de yerine getirmesidir.

       Aslında hukukçular, bütün Dünya’da, kelime hazinesi en zengin meslek gruplarının başlarında yeralır. Çünkü, hukukçu olarak örneğin bir hâkim, top­lumda çıkan hertürlü uyuşmazlığı çözme görevini yüklenmiştir ve vereceği karar sonucu dağıtacağı adaletin doğruluğu açısından hâkim, herkesin (başka başka bilim dallarının teknik terimleri de dahil) ne konuştuğunu ve/veya yazdığını tam olarak anlamalıdır. Bu açıdan, hâkimin tarafların söylediği herhangi bir kavram / sözcük / kelimeyi bilmemesi (bilmiyorsa, öğrenmemesi) yaptığı işin önemi ve özelliği nedeniyle düşünülemez.

       Burada, bizzat yaşadığım bir sigorta davasında, “aktüerler arasından bilirkişi seçimi talebi”ni, “aktüer” kelimesini, “aktör” ile karıştırması sonucunda,  “mahkemede aktörün ne işi var” diyerek ısrarla reddeden değerli bir hâkimin, daha sonra yapılmak zorunda kalınan açıklama üzerine, içine düştüğü mahcubiyeti samimi olarak itiraf ettiğini, kendisini rahmetle anarak, hoş bir anı olarak hatırladığımı ifade etmeden geçmek istemem.

       Aynı husus avukatlar bakımından da kaçınılmazdır. Zira avukat, kendisine güvenerek gelen ve iddiasını / savunmasını aldığı vekillik vereninin (müvekkilinin) haklarını en iyi şekilde koruyabilmek için, onun ne dediğini (başka başka bilim dallarının teknik terimleri de dahil) anlamalı, bilmediklerini veya bilemediklerini öğrenmeli ve hâkime (onun da anlayabileceği bir şekilde) anlatmalıdır. İşte bu gerçek (olgu), hukukçunun kelime hazinesini artıran çok önemli bir etkendir.

       Bütün eziyetine rağmen, çok keyif alarak, adeta bir “hobi” olarak uğraştığım Sözlükçülüğümün bir amacının da, hukukçunun “kelime hazinesi dağarcığı”na katkıda bulunabilmek ve öğrencilerime “bir kelimecik” daha öğretebil­me sevdası olduğu söylenebilir.

       Bu sebeplerle, bütün yoruculuğuna rağmen amaçladığım hedefte yol al­maya devam ederek, Hukuk Sözlüğü’mün yeni baskısını, daha da genişletil­miş bir şekilde okuyucumun hizmetine sunabilmekten dolayı, “sokakta top koş­turan çocuklar” kadar mutluyum ve sevinçliyim. (Sunuş'tan)

Yorum Yap

Lütfen yorum yazmak için oturum açın ya da kayıt olun.
Etiketler: hukuk sözlüğü
İlgili Yayınlar